Her hafta bülteni kısaltmak için uğraşırken (ve başaramazken) aynı şeyi düşünüyorum. Paylaştığım gelişmelerin bazıları tek başına günlerce gündem yaratacak türden. Fakat hepsi birkaç satırlık, herhangi bir gelişme artık. Ekranlarımızdan akıp gidenler Jean Baudrillard’ın simülasyon teorisi ile tartıştıklarını aklıma getiriyor:
Birey televizyondaki Sudan İç Savaşı’nı herhangi bir tuvalet kağıdı reklamıyla aynı duyarsızlıkla izler. Televizyonu kapattıktan sonra Sudan’daki iç savaş devam etse bile, “onun için” bitmiştir.
Peki bu okumanın ardından döndüğümüz şey “esas meseleler” mi? Yoksa aynen bu bülten gibi bizi kendi “sahici” hakikatimizden uzaklaştıran bir başka akıl çelme faaliyeti mi?
Pazar sabahı için bu kadar felsefe yeterli sanıyorum.
Bu hafta Oksijen gazetesinde İspanya / Barcelona’da gerçekleştirilen MWC etkinliğinde ilgimi çeken mobil cihazları derledim. Blogumda “Ulusal Egemenlik” kavramını tanımlayan yeni teknolojilerle ilgili yazımı yayımladım.
Podcast’im “Haddini Aşan Yaşam Rehberi” ise bu hafta Tıp Doktoru Deniz Şimşek ile alternatif / bütüncül / fonksiyonel gibi pek çok takıyla süslenen “sağlık” meselesine baktı.
Şimdi kameralarımızı öte diyarlara çeviriyoruz.
Genel Gündem
Apple yeni iPad ve MacBook modellerini tanıtı. Fiyatları dışında heyecan verici bir şey yok gibi. M3 çipi ile güncellenen iPad Air tercihlerinize göre 27 bin ile 68 bin TL, M4 çip ile güncellenen MacBook Air ise 45 bin ile 111 bin TL arası beklentiye sahip. 🫢
Apple’ın heyecan verdiği yıllara dönelim. Şirketin merakla beklenen cep telefonu iPhone, 2007 yılındaki “Macworld” etkinliğinde tanıtılmıştı. O yıl satın alınan ve jelatini dahi açılmadan saklanan telefonlardan biri -daha- açık artırmaya çıktı. (Emsal bir iPhone 2023 yılında 190 bin dolar bedele ulaşmıştı.)
Dünyanın ilk daktilosu da başka bir açık artırmada sahibini bekliyor. 30 tanesi çeşitli müzelerde olmak üzere sadece 35 adedi kalan 1867 yılı üretimi “Malling-Hansen”, hem tuş dizilimi hem de çalışma mekanizmasıyla oldukça farklı bir yapıya sahip.

BU SAYININ DESTEKÇİSİ
Deprem Bölgesindeki Kadın Emeğine Odeabank Desteği
Türkiye’de kadınlar, iş hayatında ve toplumsal yaşamda daha güçlü bir yer edinmek için her gün önemli adımlar atıyor. Özellikle kriz dönemlerinde, cesaretleri ve mücadele güçleriyle yalnızca kendi ayakları üzerinde durmakla kalmıyor, ailelerini ve bulundukları toplulukları da ayağa kaldırmada kritik bir rol üstleniyorlar. 6 Şubat depreminin ardından, bölgedeki kadınlar hayatlarını yeniden inşa etmeye çalışırken, aynı zamanda ailelerine ve çevrelerine umut oluyorlar.
Kadın emeğinin ekonomik ve toplumsal rolünü bilen ve fırsat eşitliğinin önemine inanan Odeabank, geçen sene olduğu gibi bu yıl da 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde bu mücadelenin bir parçası olmaya devam ediyor. Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV) aracılığıyla deprem bölgesindeki kadın kooperatiflerine destek sağlayarak, kadınların ekonomik ve sosyal hayata katılımını güçlendirmeyi amaçlıyor.
Kadınların ürettikleriyle, emekleriyle ve dayanışmalarıyla hayata kattıkları değeri bilen Odeabank, onların ekonomik bağımsızlığını güçlendirmek ve emeğin hak ettiği görünürlüğü kazanmasına katkı sağlamak için kadınların yanında.
Dünyayı Saran Ağ
İnternetin çalışmasını sağlayan veri ağının yüzde 99’unu sualtı kabloları taşıyor. Üstelik her tür müdahaleye açık ve kırılgan bir şekilde. Son dönemde bu yapıya yönelik artan (Çin ve Rusya kaynaklı olduğu iddia edilen) sabotajlar sebebiyle Avrupa alarmda. The Guardian bu süreci belgelere dayanarak ve animasyonlarla destekleyerek ilginç bir dosyaya dönüştürmüş.
Bu kırılganlığı giderecek alternatifler üstünde çalışan (Google’ın çatı şirketi) Alphabet, düşük maliyetle yüksek hızlı internet erişimini mümkün kılacak “Taara” adlı yeni bir teknoloji duyurdu. Silisyum tabanlı özel bir fotonik çip kullanan bu sistem, veriyi iki baz istasyonu arasında ışık huzmeleri aracılığıyla aktarıyor. Bu sayede 20 kilometre mesafeye saniyede 20 gigabit hızında veri aktarılabiliyor.
2004’te kurulan Digg bir dönemin EN popüler sosyal medya sitesiydi. Zamanla popülerliğini yitiren ve el değiştiren site bu hafta kurucusu Kevin Rose ve Reddit’in kurucusu Alexis Ohanian tarafından satın alınarak yeni bir sürece girdi. (Digg’i mi özlüyorum yoksa internetin o eğlenceli günlerini mi, emin değilim.)
Ek bilgi: Alexis Ohanian bir yandan da TikTok’un ABD ayağını satın almak için görüşmelerini sürdürüyor. (Ek’in eki: Ohanian’ın ailesi Elazığ’dan göçmek zorunda kalan Ermenilerden.)
Google “Results About You” özelliğini güncelledi. Yeni sürümde isimizle ilgili arama sonuçlarını yönetebilmeniz ve istemediklerinizi çıkarmanız mümkün hale geliyor. Bundan faydalanabilmek için kimlik bilgilerinizi Google ile paylaşarak onaylatmanız gerekiyor. (Şimdilik Türkiye’de aktif değil.)
Birleşik Krallık yönetimi (ayrıntıları eski sayılarda verdiğim üzere) Apple’a resmi ve gizli bir direktif yollayarak istihbarat kurumlarının doğrudan erişebilmesi için iCloud hizmetinde arka kapı açmasını talep etmişti. Apple önce bu talebe (başka devlet ve çeteler tarafından istismar edilebileceği gerekçesiyle) karşı çıkmış, ardından akıllıca bir hamleyle kriptolama özelliğini bu ülkede durdurarak sorumluluğu reddetmişti. Apple bu hafta bir hamle daha yaptı ve konuyu mahkemeye taşıyarak kararın iptalini istedi.
16 yaşından küçüklere sosyal medyayı yasaklama kararı alan Avustralya’nın YouTube’u istisna olarak kabul etmesi diğer platformların tepkisine yol açtı.
Yapay Zeka Gündemi
Yapay zeka sektörünün ezberini bozan Çinli DeepSeek’in bir rakibi daha var. O da Çinli. Alibaba bu hafta “düşünebilen” açık kaynaklı modelini “QwQ-32b” ismiyle duyurdu (bu ismi bulanı bana bulun). Teknik ayrıntılarla ilgililere VentureBeat’in incelemesini tavsiye ederim.
Google’ın 2023’ten bu yana üstünde çalıştığı “Pixie” kodlu yapay zeka botunun “Pixel Sense” ismiyle “Pixel 10” telefonunda yer alacağı söyleniyor.
Almanya merkezli küresel mobil operatör Deutsche Telekom, Perplexity şirketiyle birlikte yapay zeka odaklı yeni bir akıllı telefon üstünde çalışıyor. Amazon’un kurucusu Jeff Bezos ve çip şirketi Nvidia’nın yatırımcıları arasında yer aldığı Perplexity’nin yapay zeka dil modeli sesli etkileşim, tercüme ve sohbet gibi işlevleri yerine getirecek. Cihaz ayrıca PicsArt, ElevenLabs ve Google Cloud gibi hizmetlerle de entegre hizmet verecek.
Ek bilgi: Yukarıdaki iki gelişme önemli bir soruyu akla getiriyor: Yapay zeka bir yazılım; yani hizmet mi yoksa donanım mı? Ya da başka bir deyişle ürün mü yoksa özellik mi?
Google ile bağlantılı üçlemeyle devam edelim:
Yapay zeka modeli Gemini, gerçek zamanlı video ve ekran paylaşım yeteneği kazandı. “Gemini Live” adlı işlevin yeni sürümüyle telefonun kamerasının gördüğü her şey algoritma tarafından anlık olarak işlenebiliyor.
Sadece yapay zeka arayüzüyle çalışan Google Arama kısıtlı bir grup ile denemeye başladı. Böylece aradığınız bilgiye Google’dan ayrılmadan ulaşabileceksiniz. (Reklam ve abonelik geliriyle ayakta kalan web sitelerinin köküne bir balta daha iniyor.)
Google ile -kısmen- bağlantılı son gelişme: Şirketin Kurucu Ortağı Larry Page, “Dynatomics” adlı yeni bir yapay zeka girişimi üstünde çalışıyormuş. Hedef: Hayli iyileştirilmiş tasarım yapabilen ve üretebilen bir çözüm geliştirmek.
Ek bilgi: Konuyla ilgili değil ama aklıma geldi. 1999 yılında geçirdiği soğuk algınlığı sebebiyle Larry Page’in sol taraftaki ses telleri felç kalmıştı. O dönemden bu yana konuşmakta ve nefes almakta zorlandığı biliniyor.
Amazon destekli yapay zeka girişimi “Anthropic” bu hafta 61,5 milyar dolar değerleme üzerinden 3,5 milyar dolar yatırım topladı. Salesforce ve Lightspeed Venture Partners’ın da aralarında bulunduğu yatırımcılardan toplanan fon ile Asya ve Avrupa’daki faaliyetlerin güçlendirilmesi hedefleniyor.
Microsoft, Güney Afrika’nın YZ altyapısına 300 milyon dolarlık ek yatırım yapacağını duyurdu.
Keşif, İcat ve İnovasyonlar
Samsung’un MWC kapsamında tanıttığı katlanabilir oyun konsolu konsepti ÇOK hoşuma gitti. Game & Watch yıllarımı hatırlattığı için olmalı.

Otonom sürüşte hız rekorunun sahibi İtalyan otomotiv markası Maserati oldu. Bu deneme için 630 beygir güç üreten 3 litrelik V6 motorlu MC20 Coupe modeli, Milano Politecnico Üniversitesi’nin geliştirdiği yapay zeka ile desteklendi. ABD / Kennedy Uzay Merkezi’nin 4,5 km uzunluğundaki pistinde aynı araçla geçen sene ulaşılan rekor 285 km/s seviyesindeydi. Bu yıl 325 km/s hıza ulaşıldı.
Elektrikli araçların yaygınlaşmasındaki en büyük engellerin başında şarj süresinin uzunluğu, şarj istasyonlarının azlığı ve menzilin kısalığı gibi unsurlar geliyor. Mercedes-Benz, bu dertleri aşmak için lityum-iyon yerine katı hal (solid-state) tabanlı pilleri deneyen markalardan. Çözüm ortağı ABD merkezli “Factorial Energy”. Bu şirketin geliştirdiği katı hal piller, tek şarjla bin kilometre menzil vaat ediyor. EQS modeliyle denemeleri süren yapının 2030 yılına kadar kullanıma sunulması hedefleniyor.
Ek bilgi: Karayoluyla Edirne - Ardahan arası bin 708 km.
Çinli otomotiv markası BYD, tüm modellere yönelik yeni bir opsiyonu tanıttı: “Lingyuan”. Ne işe yaradığına gelince; tavana yerleştirilen bu platform, DJI marka drone’lar için yardım ve yataklık yapıyor. Şimdilik sadece Çin’de sahip olunabiliyor. (Neyin peşindesiniz siz canım kardeşim?)
Drone demişken bu hafta denk geldiğim ilginç bir ürün: Xdown. Amerikan futbolu topuna benzer tasarımlı “PSK” kodlu bir katil drone. Elinizle fırlatıyorsunuz, havada pervaneleri açıyor, hedefe kitleniyor ve imha ediyor. 2 el bombası taşıyabiliyor ve 65 km menzile sahip.
Kripto Gündemi
ABD Başkanı Donald Trump, ülkesini dünyanın kripto başkentine dönüştürme hedefi doğrultusunda rezervlerine bazı kripto paraları ekleyeceklerini duyurdu. Açıklamanın ardından Bitcoin, Ethereum, XRP, Solana ve Cardano özelinde yüzde 62’ye varan oranda yükseliş yaşandı.

Konuyu netleştirecek üç kısa bilgi:
Bu karar esasen devlet kurumlarının suçla mücadele kapsamında el koyduğu kripto paraların ABD Merkez Bankası’nın kaynaklarına aktarılmasını mümkün kılıyor. Yani (şimdilik) kripto para satın alma / üretme gibi bir çaba yok.
Bu hafta Beyaz Saray’da kripto para zirvesi düzenleyen Trump, 2021 yılındaki söyleşisinde Bitcoin’in dolandırıcılık olduğunu öne sürmüştü.
Şu an merkez bankasında kripto para bulunduran 3 ülke var: El Salvador, Orta Afrika Cumhuriyeti ve Butan.
Borsa İstanbul’da çalışan yatırım botuyla adından sıkça söz ettiren Bank of America’nın CEO’su Brian Moynihan, yasal çerçeveye oturduğu anda ABD dolarına bağlı bir kararlı akçe (stable coin) üreteceklerini açıkladı. Mevcut hukuki yapı bankacılık ve ticari faaliyetlerin ayrılmasını zorunlu kılıyor.
Ek bilgi: Kararlı akçeler, geleneksel (itibari) para birimlerine endeksli değer kazanan ya da kaybeden kripto para birimlerini temsil ediyor. ABD dolarına endeksli USDT (Tether) ya da Euro’ya endeksli EURt gibi.
Göklerden Gelen Haberler
“Firefly Aerospace” adlı uzay girişimi tarafından geliştirilen “Blue Ghost”, Ay’a inen ilk ticari araç unvanı kazandı. 15 Ocak’ta fırlatılan uzay aracı, dünyadan da gözlenebilen “Mare Crisium” kraterinde incelemeler yapacak. 51 sene önceki ilk denemeden farklı olarak bu inişi HD kalitesinde izleyebilirsiniz.
Bu hafta Ay’a inen tek araç Blue Ghost değildi. Gelişmelerini önceki birkaç sayıda aktardığım “Intuitive Machines” şirketine ait “Athena” da yine bu hafta uydumuza başarıyla kondu. (”Ay’ı ayak yoluna çevirdiler” esprisini yapmamak için elimden geleni yaptım.)
Dilerseniz Patreon sayfam üzerinden bu çabamı maddi katkılarınızla destekleyebilirsiniz.
Haftaya yeniden görüşebilmek ümidiyle. 🙋♂️
Serdar Bey lütfen bülteni kısaltmak üzerine çok fazla kafa yormayın. Bülten kısa olduğu zamanlar hayal kırıklığına uğruyorum. Sadece gündem değil ayrıca pazar günlerine anlam katan bir bülten benim için.
Okuduklarından, dinlediklerinden ya da şahit olduklarından etkilenmeyen insanlara, aklı çelinmeyen kişilere kızsakta hepimiz biraz öyleyiz aslında, hayatımıza direkt etki etmeyen gelişmelere kayıtsız kalmamak istesekte kollektif bir yapının içinde değilsek bir müddet sonra çoğunu bir kenara bırakıp hayatımıza kaldığımız yerden devam ediyoruz, komşusu açken tok yatan bizden değildir şiarı bu son teknolojik ve modern dünyada maalesef çok geri plana atıldı, sadece ülkemizde son bir takvim yılı içindeki yaşanan üzücü ve şok edici olayların birçoğunu unuttuk bile, bence o kadar meşgul ediliyoruz ki, okumamız gereken e-mailler, ilgilenmemiz gereken işler, bakmamız gereken sosyal medya profillerimiz, dinlenmesi gereken ya da itiraz edilmesi gereken çok fazla çekişmeler, tartışmalar ve dedikodular varki üzülmek için vakit bulamıyoruz...Y.Noah Harari bu konuda çok haklı bence "icatları yaparken zaman kazanacağımızı düşünüyorduk, ancak aslında günlerimizi daha endişeli ve kaygılı geçirmemize sebep olacak şekilde hayatın hızını normalin on katına çıkartmış olduk" iyi pazarlar ve teşekkürler Serdar bey iyiki varsınız🙏
Not: Konuklu podcast bir başka güzel oluyor 😉