Dünya Halleri: 232
29 Aralık 2025 - 04 Ocak 2026 tarihleri arasındaki kayda değer gelişmeler.
2025’te başlayıp 2026’ya sarkan bir sayıdan hepinize merhaba.
Yılbaşı haftasının sakinliğinde (gerçek anlamıyla) günlerimi harcayarak podcast yayınım Haddini Aşan Yaşam Rehberi’ni bloguma da ekledim. O sırada bir teknik sorun sebebiyle önceki podcastim Zihnimin Kıvrımları’nın platformlardan kalktığını fark ettim ve onu da yeniden yayına aldım (arşivi blogumda da mevcut). O sırada vaktiyle blogum için yazdığım temada bir yığın kod hatasına denk gelip hepsini temizledim. Anlayacağınız 2025’in son haftası ekran başında geçti 🤓
Bu kadar anmışken; blogumda bir asistan gibi hayatımıza giren yapay zekanın tam teşekküllü bir platforma dönüşen seyrinin tehlikelerine dikkat çeken bir yazı yayımladım. Oksijen gazetesindeki sayfamda 2026 yılı boyunca otomotivden akıllı telefonlara; gündeme gelecek teknolojileri derledim.
Haddini Aşan Yaşam Rehberi’nde ise bizzat seslendirdiğim Yıldız Tilbe şarkısıyla açıp, Nazım Hikmet şiiriyle bitirdiğim çok güzel bir bölüm sizi bekliyor. Yeni yıl planlarınızı yapmadan önce kulak vermeniz dileğiyle. Podcast platformlarında dinleyebilir ya da Podbee sitesinden izleyebilirsiniz.
Kısa bir özeti şöyle 👇
Türkiye sınırları dışında olup bitenlere gelirsek…
🌍 Genel Gündem
Dünyanın haline yönelik en güncel ve önemli gelişme, ABD’nin uzun zamandır sürtüşme halinde olduğu Venezuela’ya saldırıp Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu karısıyla birlikte tutuklayarak ülke dışına çıkarmasıydı. Aynen 1989 yılında Devlet Başkanı Manuel Noriega’yı ele geçirip ABD’de hapse attıkları Panama İşgali gibi bir durum bu.
Ek bilgi: Panama İşgali’nin “Meşru Gerekçe” (Just Cause) şeklinde manidar bir ismi vardı. Savaş tarihinin en enteresan ayrıntılarla bezeli operasyonlarından biridir. Noriega tutuklandıktan sonra sırasıyla ABD, Fransa ve Panama’da hapis yattı ve 2017’de beyninden alınan tümör sonucu nakledildiği ev hapsinde beyin kanaması geçirerek 83 yaşında öldü)
Maduro da aynen Noriega gibi zalimdi (Hatta Noriega senelerce CIA için haber elemanı olarak çalışmıştı). Halkını sefalete sürükledi, muhalifleri susturdu; bir kısmını öldürttü. Seçimlerde hile yaptı. Ülkenin doğal kaynaklarını istismar etti. Yolsuzluklarıyla kendini ve yandaşlarını daha zengin, halkını daha fakir hale getirdi. Diktatörlerin tüm yükümlülüklerini yerine getirdi. Fakat ABD, Panama’ya ya da Venezuela’ya halklarını baskıdan, zulümden ya da yolsuzluktan kurtarmak; onları adalet ve demokrasiye kavuşturmak için saldırmadı. Irak’a, Suriye’ye, Afganistan’a ne kadar demokrasi, adalet ve refah geldiyse oraya da o kadar gelecek. Bu hukuksuzluğu savunanlar, o tarihi gerçekleri de unutmamalı.
Avrupa Birliği başta olmak üzere pek çok ülke ve kuruluş bu hukuksuzluğu (haydutluğu) kınadı fakat bunların ABD Başkanı Donald Trump üzerinde etkili olmayacağına herkes hemfikir. (Affınıza sığınarak aktarıyorum) “Kimse ABD’ye kafa tutamaz” mealindeki ilk basın açıklaması (”He doesn’t want to fuck around with the United States”) hepimize bunu hatırlatmış oldu.
Bu olayın EN önemli ayrıntısı ve benim bültene taşıma gerekçem Murat Kubilay’ın Twitter’da paylaştığı bir analiz oldu. Kubilay’a göre bu saldırının gerekçesi petrol, evet. Fakat daha çok petrole kavuşmak değil; tam aksine petrolün arzını (bollaşmasını, ucuzlamasını ve ABD dışındaki satıcıların parlamasını) engellemek. İran ve Rusya üzerindeki baskı da aynı sebepten yükseliyor. Kubilay istatistik ve grafiklerle konuyu gayet güzel özetlemiş.
Savaş demişken çok ilginç bir başka gelişmeyi de aktarayım. Çin’e ait bir yük gemisi birkaç gündür gündemi epey meşgul ediyor. Çünkü gemide konteynerler ile füze rampaları, hava savunma silahları ve sensörler gizlendiği iddia ediliyor. Çin yönetimi resmi açıklama yapmayı reddediyor. Üstelik geminin resmi seyir kaydı da yok. (Sivil gemilerle silah taşıma, I ve II. Dünya Savaşları’nda sıkça başvurulan bir hileydi.) Unutmadan: Buna benzer bazı gemiler düşman ülkelerin sualtı internet hatlarını keserek sabote etmek için de kullanılıyor.
Ek bilgi: Hile demişken; “Hayata meydan okuyabilmek için okunması gereken 10 kitap” diye bir liste yapsam ilk sırayı alacak Çinli Komutan Sun-Tzsu’nun (”San Zu” şeklinde okunur) 2 bin 600 yıl önce yazdığı “Savaş Sanatı” kitabını koyarım. İncecik de bir kitaptır. Okumaya üşeniyorsanız, en azından dinleyin.
Inverse sitesi bu yıl video platformlarında gösterime girecek yeni yapımları listelemiş. Hiçbiri beni heyecanlandırmadı. “The Odyssey”i merakla bekliyordum ama paylaşılan fragmanıyla birlikte onu da listemden sildim. Siz yine de bir göz gezdirin.
MTV adlı televizyon kanalı 1 Ağustos 1981’de kuruldu. Liberalizmin ve küresel dönüşümün altın çağında bugün “müzik klibi” dediğimiz şeyi ortaya çıkardı. İlk defa sadece müzik klibi yayımlayan bir TV kanalı doğdu. Bugünkü pek çok popüler program formatı orada ortaya çıktı. Aynen “McDonald’s” gibi kendini aşan bir küresel kültürün (ve kopyalarının) yolunu açtı. Ve 31 Aralık 2025’te açılışında yayımladığı aynı müzik klibiyle kapandı.
Geçtiğimiz Ekim ayında 126 bin dolar seviyesine kadar yükselen Bitcoin, 2022’den bu yana ilk kez yılı zararla kapadı.
Oksijen gazetesinde 2026’ya yönelik beklentileri aktarırken “katlanır telefon” kategorisinden; özellikle Apple’ın bu alanda beklenen modelinden söz etmiştim. Yanko Design sitesi katlanabilir iPhone ile ilgili düşündürücü bir dosya hazırlamış. Bunun “ihtiyaca karşılık veren” ya da “inovatif” bir ürün olmadığını; aksine sadece tüketici baskısı yüzünden üretilen ve “rakipleri taklit edecek” bir ürün olacağını savunuyor. Aynen iPhone Air ve VisionPro gibi tutmayacağını söylüyor. Ben de aynı fikirdeyim fakat diğer yandan Apple’ın ters köşeye yatıran sürprizlerine de gayet aşinayım.
🧑🏻💻 Dünyayı Saran Ağ
Küçük yaştaki çocukların sosyal medya kullanmasının yasaklanması, geçen yılın sonunda Avustralya ile başlamıştı. Avrupa ve Asya’da yürüyen benzer çalışmaları önceki sayılarda aktarmıştım. Bu hafta Fransa’nın planı ortaya çıktı. Buna göre 1 Eylül’den itibaren ülkede 15 yaş altı çocukların sosyal medya erişimi engellenecek, varsa mevcut hesapları dondurulacak ve 2028’den itibaren ilk ve ortaokullara telefon getirilmesi yasaklanacak. Fransa Başkanı Emmanuel Macron, bu düzenlemenin Avrupa Birliği genelinde geçerli olması için girişimlerde bulunuyor.
Yörüngedeki 9 binden fazla uydusuyla internet erişimi sunan Starlink, 550 km irtifadaki uydularını 480 km seviyesine indirmeye hazırlanıyor. Amaç, çarpışma riskini azaltarak güvenliği artırmak.
🤖 Yapay Zeka Gündemi
Bu başlığa sektör lideri (ChatGPT’nin geliştiricisi) OpenAI ile bağlantılı birkaç gelişmeyle başlayalım:
CEO Sam Altman’ın Apple’dan ayrılan efsanevi tasarımcı Jony Ive ile kurduğu (6,4 milyar dolar faturalı) ortaklığın hangi yaraya merhem olacağı uzun zamandır konuşuluyor. Sızan haberlere göre bu ittifakın ilk ürünü “Gumdrop” kod adlı, kalem benzeri bir cihaz olacak. Cihazı Foxconn, Vietnam’daki fabrikasında üretecek.

OpenAI’ın ana stratejisi, klavye ya da benzeri bir ek arayüze ihtiyaç duymadan; sadece ses ile kontrol edilen bir platform / donanım kurmak (mevcut ChatGPT asistanı gibi). Yukarıda bahsettiğim ürün de buna bağlı bir adım olacak gibi görünüyor.
Japon fonu SoftBank’ın OpenAI için taahhüt ettiği 40 milyar dolarlık yatırımı denkleştirmek için elinde ne var ne yok sattığından geçtiğimiz sayıda bahsetmiştim. Bu hafta ödemenin eksiksiz şekilde tamamlandığı açıklandı.
Yapay zeka (YZ) sektörünün 2026 boyunca en çok konuşacağı konuların başında, OpenAI şirketinin muazzam miktardaki giderlerini (zararını) ne kadar daha sürdürebileceği olacak. Google ve Microsoft gibi dişli rakipleri çuvalla paraya, kendi altyapılarına; hatta çiplerine sahipken OpenAI ancak topladığı yatırım ile varlığını sürdürebiliyor.
“Bu kadar para nereye gidiyor?” diye merak etmişsinizdir. Yazılım, donanım ve model eğitim masraflarını bir kenara bırakırsak; çalışan maaşları konusunda da elinin EPEY açık olduğu kesin. Çalışan başı yıllık ortalama maaş 1,5 milyon dolar seviyesinde.
Para-tura meselesine girmişken; Tech Funding News sitesi 2025 boyunca gerçekleşen toplamı 84 milyar dolara ulaşan en büyük 10 yatırımı listelemiş.
Son dönemin en çok konuşulan (ve benim 190. sayıda tanıttığım) Singapur merkezli (ve Çin kökenli) YZ girişimi “Manus”, bu hafta 2 milyar dolara Meta tarafından satın alındı. (Manus’un 33 yaşındaki kurucusu Xiao Hong)
🧑🏻🔬 Keşif, İcat ve İnovasyonlar
“Maglev” olarak adlandırılan trenler, manyetik güç ile (mıknatısların ters kutbunun birbirini itmesini hayal edin) raylar arasındaki sürtünmeyi son derece azaltan ve böylece çok yüksek süratlere ulaşan elektrikli trenleri temsil ediyor. Bu alanda çalışan Çin / Ulusal Savunma Teknolojileri Üniversitesi, sadece 2 saniyede 0’dan saatte 700 kilometre hıza ulaşan ve 400 metre mesafede durabilen bir maglev treni üretti. 10G ivmelik bu hızlanma insan taşımaya elbette uygun değil. Projenin hedefi 1.000 km/s hıza ulaşarak uçakları geride bırakmak. (Bu teknolojinin uçak gemilerinde uçakları ya da savaş gemilerindeki toplar için kullanılması da mümkün.)
🧑🚀 Göklerden Gelen Haberler
İnsanlığın Dünya dışındaki ilk yerleşimi Uluslararası Uzay İstasyonu, 2030 yılında (yani 4 yıl sonra) emekliye ayrılacak. ABD, Rusya, Avrupa, Kanada ve Japonya’nın ortaklığıyla geliştirilen bu istasyonun yerini almak için kıyasıya bir rekabet yaşanıyor. ABD’de Blue Origin, Avrupa’da ise Airbus bu yarışta öne çıkıyor. Gündeme gelen yeni oyunculardan biri de ABD merkezli “Max Space” adlı girişim. Şirket 2027’de “Thunderbird” kod adlı ilk ticari (askeri / ulusal olmayan) istasyonu yörüngeye yerleştirmeyi hedefliyor.
🩺 Sağlık Olsun
ABD’deki Pennsylvania ve Michigan üniversiteleri, dünyanın en küçük ve programlanabilir robotunu üretti. 200 mikrometre boyutundaki mekanizma iki saç teli kalınlığında ve dış desteğe ihtiyaç duymadan hareket edebiliyor. Yıllardır çözülemeyen bu “hareket” sorunu LED ışıklardan enerji toplayan mikro güneş panelleri ve hidrojen peroksit solüsyonu ile çözülmüş. Böylece enerji ihtiyacı bin kat azaltılmış. Robotun birim maliyeti 1 cent. Raspberry Pi tabanlı kontrol ünitesinin maliyeti ise 100 doların altında.
Beyne çip yerleştirerek engelli bireylerin hareket imkanlarını geliştiren Neuralink, 2026’da seri üretime geçmeyi ve çipleri tamamen otonom robotik cerrahi ile hastalara yerleştirmeyi amaçlıyor. Bana pek olası gelmedi ama göreceğiz.
Bu çabayı Patreon sayfam üzerinden maddi katkılarınızla destekleyebilirsiniz.
Haftaya yeniden görüşebilmek ümidiyle. 🙋♂️








Amirim günaydın, OpenAI şirketi bir süre sonra giderleri karşılayamazsa büyük transfer haberleri duyarız diye düşünüyorum. META şirketi ne var ne yok her şeyi alır. 3 sene sonra da Zuckerberg yine yediği bir halt yüzünden mahkemede hakim karşısına çıkar, ailelerden özür diliyorum şeklinde açıklama yapar. :)
Emeğinize sağlık hocam, iyi ki varsınız.