Dünya Halleri: 249
27 Nisan - 03 Mayıs 2026 tarihleri arasındaki kayda değer gelişmeler.
Son 10 günüme damgasını vuran grip ile galiba vedalaşıyorum.
Bu sebeple bu hafta Oksijen gazetesindeki sayfamı hazırlayamadım. Fakat blogumda Palantir CEO’su Alex Karp’ın “The Technological Republic” kitabının Twitter’da paylaşılan 22 maddelik özeti ile gündeme gelen ürpertici gelecek senaryosuna yer verdim.
Bu hafta çok çetrefil konulara yer verdiğimden metinler uzadı. Bu sebeple bazı geleneksel başlıkları pas geçmek zorunda kaldım.
Haydi başlayalım.
🌍 Genel Gündem
15 yılın ardından görevini John Ternus’a devretmek için gün sayan Apple CEO’su Tim Cook, yatırımcıların kendini hayırla anmasını sağlamak için elinden geleni yapıyor. Bu senenin ilk üç ayını kapsayan Z raporuna göre Apple gelirini yıl bazında yüzde 17 artırarak 111,18 milyar dolar seviyesine taşıdı ve 29,58 milyar dolar kar açıkladı. Bunda iPhone 17’nin ve yeni “MacBook Neo” bilgisayar serisinin umulmadık başarısının payı büyük. Epey geride kaldıkları yapay zeka (YZ) alanındaki hamleler ile bu çıtanın daha da yükselmesi mümkün.
Apple’a yönelik esas beklenti, bu yıl tanıtması beklenen katlanabilir telefon. “iPhone Ultra” adını taşıyacağı düşünülen modelin 2027 yılına sarkması da ihtimaller arasında. Önemli de bir ayrıntı: Ultra, geleneksel iPhone serisinin yerini almayacak. Yani “iPhone 18” de sıradaki modeller arasında yerini koruyor.
Mobil operatörlerin ve cihaz üreticilerinin hakimiyetindeki sektöre Apple’ın bir cep telefonuyla gireceğine ihtimal veren çok azdı. Bugün sektörün en önemli belirleyicisi. Bugün sadece iki şirketin iOS ve Android platformlarıyla çok daha güçlü bir hakimiyete sahip olduğu bu dünyaya yepyeni bir “harici oyuncu” daha girmeye hazırlanıyor: OpenAI. Analist Ming-Chi Kuo, şirketin YZ odaklı bir akıllı telefon üstünde çalıştığını, en geç 2027’nin ilk çeyreğinde tanıtacağını ve 2028’de üretime geçeceğini iddia ediyor. Aşağıdaki grafik, ipuçları adına gayet besleyici.
İşlerin pek istendiği gibi gitmediği tekno-devlerin başında Meta geliyor. Instagram, WhatsApp, Threads ve Facebook gibi güçlü markaların çatı şirketinin hisse değeri bir türlü dikiş tutturamıyor. CEO Mark Zuckerberg, şirket içi bir toplantıda bunun sebebini artan YZ harcamalarına ve İran savaşına bağladı. Meta, önümüzdeki günlerde 8 bin kişiyi işten çıkarmaya hazırlanıyor. Belki de her şeyin sorumlusu onlardan biriydi. Zuckerberg olacak değil ya?
İşleri iyi olsun - olmasın; her durumda kazanan tek bir isim var: Elon Musk! 2018 yılında CEO’su olduğu Tesla’dan 56 milyar dolar prim almak isteyen Musk’a bir hissedar itiraz etmiş, şirketin merkezinin bulunduğu Delaware Mahkemesi de şikayeti haklı bularak primin ödenmesini engellemişti (ayrıntılarına 143. sayıda değinmiştim). Musk bunun üzerine Tesla’nın merkezini Texas / Austin’e taşımış ve “bunu ödemezseniz çekip giderim, kurda kuşa yem olursunuz ha!” restini çekmişti. “Yapma ağam, biz sensiz n’ederiz?” diyen marabalar ise konuyu yeniden düşünüp, 304 milyona yakın hisseyi Musk adına kaydederek işi tatlıya bağladı. Küçük bir ayrıntı: O dönem 56 milyar dolar değerindeki bu paketin güncel karşılığı 114 milyar dolar!
Elon Musk’ın CEO’su olduğu bir diğer girişim SpaceX de altta kalmamak için hemen harekete geçti ve Musk’a süper oy hakkına sahip 200 milyon adet hisse verecek bir paket hazırladı. Bunun için Musk’ın şirketi 7,5 TRİLYON dolar değere ulaştırması, Mars’ta 1 milyon insanın yaşayacağı yerleşim birimi inşa etmesi ve uzayda en az 100 teravat işlem gücünde veri merkez(ler)i kurması gerekiyor. Bu iş nihayetinde Holosko artı bir miktar nakde bağlanır; söylemiş olayım. (Elon Musk gelişmelerine Yapay Zeka başlığı altında devam edeceğiz.)
Yüreğiniz yeterince hasetle dolduysa, “pis fakirler” ile ilgili gelişmelere bakalım. Tam olarak hangi ihtiyacı giderecek kestiremedim fakat Microsoft, Windows 11 kullanan cihazlar için “Xbox Mode” adlı bir özellik tanıttı. Tahmin ettiğiniz gibi PC’nizi Xbox konsolu arayüzüyle kullanmanızı sağlıyor.
🧑🏻💻 Dünyayı Saran Ağ
Dijital müzik platformu Spotify, artık sanatçı profillerinde “onay rozeti” kullanacak. Fakat ilk bakışta kulağa gayet sıradan gelen bu gelişme esasında bir ilk. Çünkü bu rozetler (yeşil tikler) sanatçının gerçekten o kişi olup olmadığını değil; İNSAN olup olmadığını gösterecek.
Ek bilgi: Spotify’ın Fransız rakibi Deezer’ın bir önceki sayıda paylaştığım verisine göre yeni şarkıların yüzde 44’ü YZ üretimi ve dinleyicilerin yüzde 97’si bunu ayırt edemiyor.
Video platformu Netflix ise “Clips” sekmesini duyurdu. Özeti, TikTok ve Instagram Reels benzeri dikey videolar. Platformun kataloğundan oluşacak içerikleri kaydırıp, beğendiğinize tıklayıp, “yatay” formatta izlemeye başlayabileceksiniz (Henüz Türkiye’de aktif değil).
ABD emniyet teşkilatı FBI, geçtiğimiz ay ele geçirdiği bir iPhone cihazındaki mesajlaşma uygulaması Signal’daki “silinmiş” mesajlarını okumayı başarmıştı. Uçtan uca şifreli hizmet veren ve güvenliği önceleyen bu uygulamada (ve mahremiyeti bir özellik kapsamında sahiplenen Apple’da) bu normalde mümkün değildi. Sonrasında FBI’ın bu mesajlara ulaşmak için uygulamayı değil; uygulamanın yolladığı bildirimlerin (notification) loglarını kullandığı anlaşıldı (Yani bu açık, teorik olarak HER uygulama için geçerliydi). Apple bu haftaki iOS güncellemesi ile bu açığı kapattı. Signal da benzer şekilde bir güncelleme ile bu ve benzer ihtimalleri yok edeceğini açıkladı.
Avrupa Komisyonu, iki yıl süren incelemenin ardından Meta’nın Facebook ve Instagram’da 13 yaş altı çocukları platformlardan uzak tutmak için yeterli önlem almadığı yönünde ön bulguya ulaştı. Karar kesinleşirse Meta, Dijital Hizmetler Yasası kapsamında küresel yıllık cirosunun yüzde 6’sına kadar para cezasıyla karşılaşabilir.
🤖 Yapay Zeka Gündemi
Bu başlığa, tarihin akışını değiştirecek bir gelişmeyle başlayacağım fakat öncesinde uzun bir zaman dilimini özetlemem gerekiyor:
2015 yılının Haziran ayında Elon Musk, 44. doğumgünü şerefine California’daki bağ evinde 3 gün süren bir parti verir. Silikon Vadisi’nin tüm süperstarlarının katıldığı etkinliğin konuklarından biri de Google’ın kurucu ortaklarından Larry Page’dir.
Bahçede yakılan ateşin etrafındaki sohbette Page YZ’nin gerçek bir ürüne dönüşeceğinden ve insan beyninin YZ ile birleşeceğini söyler. Musk buna şiddetle karşı çıkar ve “böyle bir şey olursa sonumuz gelir” der. Sohbetin gerilimi sürekli yükselir. İki taraf da geri adım atmaz.
O günün sonrasında, gayet uzun ve olaylı bir dizi gelişmenin ardından Larry Page, DeepMind’ı satın alır. Musk ise kendi ideallerine uygun bir YZ için “kar amacı gütmeyen, insanlığın faydasına odaklı ve açık kaynaklı” OpenAI şirketini kurar ve başına (şimdiki CEO) Sam Altman’ı oturtur. Gelgelelim Altman zamanla Musk’a pabucu ters giydirir ve Musk ayrılarak kendi kuracağı ve yöneteceği “xAI” şirketine giden yola koyulur. Altman ile Elon Musk arasındaki kan davası da böyle başlar.
Elon Musk, kuruluş sözleşmesine aykırı olarak “kapalı kaynaklı” ve “kar amacı güden” bir yapıya dönüştüğü gerekçesiyle 2024’te Open AI şirketini 150 milyar dolar tazminat talebiyle dava etmişti. Bu hafta görülen duruşmanın 3 güne yayılan ve toplam 7 saat süren ifade sürecinde iddiasını yineledi ve “Ben olmasaydım OpenAI da olmazdı.” dedi. OpenAI avukatlarıysa Musk’ın asıl derdinin şirketin kontrolünü tek başına ele geçirmek olduğunu iddia etti. Musk ayrıca OpenAI’ın ChatGPT ürününe rakip olarak geliştirdiği YZ botu “Grok”u OpenAI modellerini damıtarak (distilling) eğitmekle suçlandı. Musk bunun “kısmen doğru olabileceğini” ima etti (ABD yönetimi aynı suçla Çinli şirketleri itham ediyor). Elon Musk’ın davadaki en büyük derdi, ishal olmuşçasına yazdığı ve davadaki iddialarıyla çelişen eski Twitter mesajları oldu.
Bu davayı neden “tarihin akışını değiştirecek” diye nitelediğime gelelim. Hakimin kararı, en başta Silikon Vadisi’nin şirket prensiplerini şekillendirecek. Musk’ın kazanması halinde benzer girişimler için de geriye dönük defterler yeniden açılabilir hale gelecek. Diğer yandan Musk kazanırsa bu OpenAI’ın sonu olabilir. Çünkü tüm mevcut ve potansiyel yatırımcıları ile imzalanan anlaşmalarının suya düşme riski var (OpenAI bir yandan halka arza hazırlanıyor). Musk’ın davayı kaybetmesi durumunda ise YZ etiği ve açık kaynaklı girişimler adına büyük bir gedik açılmış olacak. Şahsen bu davanın iki tarafının da eşit derecede şeytani olduğunu düşünüyorum.
Ek bilgi: Bu fırtınanın ortasında OpenAI, Musk’ın çıkışının ardından yaptığı yatırımla kendisini yok olmaktan kurtaran Microsoft’a da bir çelme taktı ve aralarındaki münhasırlık (exclusivity) anlaşmasını kaldırdı. Buna göre OpenAI artık Amazon ve Google gibi (Microsoft’un rakipleriyle) de çalışabilecek. Ancak Microsoft 2030’a kadar şirketin tüm gelirlerinden yüzde 20 pay almaya devam edecek.
YZ sektörünü şekillendirecek bir diğer gelişme Çin ve ABD arasında yaşanıyor. Meta, geçtiğimiz Aralık ayında Çin kökenli YZ girişimi Manus’u 2 milyar dolara satın almak için teklif vermişti (Manus’u 190. sayımızda tanıtmıştım). Manus buna olumlu yaklaştı ancak Çin yönetimi bu hafta sürece dahil oldu ve bu satışı “ulusal güvenliğe aykırı” bularak durdurulmasını istedi. İşin ilginç yanı; şirket Çin’in yaptırımlarından uzak kalabilmek için Singapur’da kurulmuştu. Yine de fayda etmedi. Bu hamle tüm Çin merkezli YZ girişimlerini belirsizliğe sürükledi. Çinli şirketlere yatırım yapmış mevcut yabancı fonların geleceği artık epey muğlak. Yatırım arayan Çinli girişimlerin ise boynu bükük.
Alphabet, Amazon, Meta ve Microsoft’un veri merkezleri, çipler ve yapay zeka altyapısı için yalnızca bu yıl 700 milyar dolara yakın yatırım yapması bekleniyor. Bunun 200 milyar dolarını tek başına Amazon (AWS) üstlenecek. Herkesin dilinin ucunda aynı (ve bir türlü soramadığı) soru var: “Bu paralar ne zaman ve nasıl geri dönecek?”.
Anthropic’in en yaratıcı YZ uygulamalarını seçtiği “Claude Code Hackathon” yarışmasında altın madalya, geliştirdiği “MedKit” adlı platform ile tıp öğrencisi Bedirhan Keskin’in oldu.
“Google Photos” YZ destekli ilginç bir özellik üstünde çalışıyor. Gardırobunuzun fotoğrafını çekiyorsunuz. O kıyafetlerinizi sınıflandırıyor. “Ne giyeyim?” diye sorduğunuzda, mevcut giysilerinizden uygun kombinler tavsiye ediyor. Basit ve güzel!
Internet Archive sitesinin Wayback Machine hizmeti kullanılarak yapılan bir araştırmaya göre Web’de yayımlanan yeni içeriklerin yüzde 35,3’ü YZ desteğiyle üretiliyor. “Ölü İnternet Teorisi” üstüne bir avuç toprak daha.
ABD / Stanford Üniversitesi’nin araştırması YZ’nin yalnızca hastalık teşhisinde değil, tanı konduktan sonra “ne yapılmalı?” sorusuna verilen karmaşık klinik kararlarda da doktorlara destek olabileceğini gösterdi. Dahası, deneyde tek başına çalışan YZ, yalnızca internet araması ve tıbbi kaynaklarla çalışan doktorlardan daha yüksek puan almış.
Daha da ilginç ve düşündürücü bir başka araştırma: Bulut altyapısı, token giderleri, abonelik ücretleri, hesaplama bedeli gibi YZ maliyetleri, bazı konularda insan çalışanların maliyetini geçmiş.
Beni Patreon sayfam üzerinden maddi katkılarınızla destekleyebilirsiniz.
Haftaya yeniden görüşebilmek ümidiyle. 🙋♂️








YZ’nin ajan özelliği bir iki versiyon daha gelişirse, iOS ve Android dışında yeni bir sisteme gerek kalmayabilir. Öngörülen özellikler YZ ajanları ile de yapılabilir.
İOS ve Android dünyasına alışmışken yeni bir oyuncuya ilk etapta alışmak zor olabilir ama yeniliklere alışmak zorunda olduğumuz bir zamanda yaşıyoruz.. Ayrıca tekrardan geçmiş olsun hocam, emeğinize sağlık.