Dünya Halleri: 260
13 - 19 Temmuz 2026 tarihleri arasındaki kayda değer gelişmeler.
Tatilin hiç ummadığım bir yan etkisi oldu. Birçok bülten abonemle ve podcast dinleyicimle tanışma fırsatı buldum. Bu sayıyı, bu hoş tesadüflerin verdiği keyifle hazırladım. Epey keyif almış olmalıyım ki dopdolu bir sayı oldu. (E-posta yarıda kesilirse ne yapmanız gerektiğini biliyorsunuz.)
Blogumda abonelik hizmetleri üzerinden satın aldığımızı sandığımız kitapların, şarkıların, filmlerin ve oyunların aslında sadece “kullanım hakına” sahip olduğumuzu anlatan bir yazı yayımladım.
Podcast serim Haddini Aşan Yaşam Rehberi’nde ise tatil öncesi ruh halimle hazırladığım ve çok sevdiğim bir bölüm sizi bekliyor: Tekdüzelik Özlemi. (Podbee Media sitesinden video formatında da izleyebilirsiniz)
Gelelim dünyanın hallerine…
🌍 Genel Gündem
İleri teknolojileri kullanan savunma, finans, sağlık ve medya gibi bazı meşhur öncü sektörler var. Ama bu alandaki gelişmelerle en az onlar kadar ilgili bir diğer grup genelde gözden kaçıyor: “uyuşturucu kaçakçıları”. MIT Technology Review’da müthiş bir örneğine denk geldim. Kolombiyalı uyuşturucu kaçakçıları sevkiyatı tamamen kendi geliştirdikleri insansız deniz araçlarına kaydırmış. Ele geçirilen 12 metrelik bir örneği denizde yarı batık halde seyrediyor. Amazon’dan alınan bir otopilot sistemi, iki adet Starlink uydu çanağı ve internet bağlantılı kameralar ile donatılmış. Bin 480 kilometre menzile sahip ve her seferinde 1,5 ton kokain taşıyabiliyor. İnsansız olduğu için yakalansa dahi izi sürülemiyor. Her bir sevkiyat 160 milyon doları aşan kar bırakıyormuş.
Resmi beyanlarına göre ABD Başkanı Donald Trump, 2025 yılında “ailesine ait” kripto para projelerinden 1,4 milyar dolardan fazla gelir elde etmiş ve bunu derhal geleneksel yatırım araçlarına aktarmış. Bu tutar da yıl sonunda toplamda 2,6 milyar dolar değerine ulaşmış. (Varın siz 2026’yı hayal edin…)
Türkiye olarak gri listesinden zor çıktığımız kara parayla mücadele kuruluşu Mali Eylem Görev Gücü (FATF) tarafından hazırlanan son rapor, suç örgütlerinin kripto para üzerinden milyarlarca dolarlık yasa dışı geliri transfer ettiğini bildirdi. Bu işlemlerdeki en gözde araç, değeri dolar ve euro gibi geleneksel varlıklara sabitlenen stablecoin’ler olmuş.
Fabien Sanglard adlı bir yazılımcı, “Jurassic Park” filmini bir kere daha izleyerek içinde geçen tüm bilgisayarları ve kullanılan yazılımları listelemiş. Çok hoşuma gitti.
2016’da piyasaya çıkan ve ortalığı resmen kasıp kavuran “Pokemon Go” oyunu, oyuncuların cep telefonlarıyla fiziksel dünyada dolanarak puan topladığı bir “artırılmış gerçeklik” (AR) kurgusuna sahipti. Milyonları sokağa döken ve üreticisi Nintendo’nun değerini ikiye katlatan oyun, tutkunlarının emeğiyle dünyanın en zengin konum tabanlı görüntü veri kümesini oluşturmuştu. Şirket oyun bölümünü 2025’te (çoğunluk hissesi Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu’na ait) Scopely’ye 3,5 milyar dolara sattı. Ancak verileri elinde tutarak Niantic Spatial adlı yeni bir şirket kurdu. Hemen ardından Vantor ile ortak oldu. Vantor da bu verileri 217 milyon dolara ABD Kara Kuvvetleri’ne açtı. GPS’in çekmediği bölgelerde dron saldırıları bu veriler ışığında yürütülecek. Nasıl?
YZ sektörünün talebiyle oluşan küresel çip krizinin etkilerini fiyatları sürekli artan konsol, bilgisayar ve telefon gibi cihazlardan bizzat gözlemliyorsunuz. Son verilere göre bellek çiplerinde yaşanan kriz, akıllı telefon sevkiyatını son 13 yılın en düşük seviyesine indirdi. En büyük darbeyi Xiaomi ve Oppo gibi düşük fiyatlı modellere odaklanan markalar aldı. En karlı çıkansa pazar payını artıran Samsung ve Apple oldu. Dalgalanmanın 2027’ye kadar sürmesi bekleniyor.
Ek bilgi: Apple’ın en umulmadık kazanımı, çip krizinin kaymağını yiyen Nvidia’yı (bir süreliğine de olsa) geride bırakarak dünyanın en değerli şirketi olma unvanını ele geçirmesi oldu.
🧑🏻💻 Dünyayı Saran Ağ
Hindistan hükümeti bir süredir WhatsApp ile uğraşıyor. Konunun özü (258. sayıda değindiğim) uygulamanın telefon numarası olmadan, yalnızca kullanıcı adı paylaşarak iletişime izin veren yeni özelliği. Hindistan hükümeti bunun dolandırıcılığı artıracağını düşünüyor. Aynı gerekçeyle rakip mesajlaşma uygulamaları Telegram ve Signal da topun ağzında. Üçüne birden 9 Temmuz’a kadar savunma süresi verildi. 850 MİLYON WhatsApp kullanıcısına sahip Hindistan uygulamanın en büyük pazarı. Ülkede neredeyse her şey bu platformdan yürüyor. Çatı şirket Meta bu konuda hükümete boyun eğerse, diğer ülkelerde de benzer yaptırımları getireceğinden endişe ediyor. Fakat böyle durumlarda genelde “emir, demiri kesiyor” malum. Göreceğiz.
Avrupa Komisyonu, Facebook ve Instagram’daki sonsuz kaydırma, otomatik video oynatma ve kişiselleştirilmiş içerik önerileri gibi özelliklerin Avrupa Birliği’nin Dijital Hizmetler Yasası’nı ihlal ettiğine ve mevcut koruma araçlarının yetersiz kaldığına hükmetti.
Ek bilgi: Topun ağzındaki bir diğer platform YouTube ise son derece akla yatkın bir hamle yaparak “Olay beni bağlamaz çünkü ben sosyal ağ değilim” dedi. Yaprağı yerken kıtır kıtır, sapına gelince me-eee…
Çocuk yaştakilerin sosyal medya kullanımını engelleyen ülkeler arasına katılmaya hazırlanan Birleşik Krallık’ta yapılan bir araştırmada 13-17 yaş aralığındakilerin uyku düzeni, ruh hali konsantrasyon, ders çalışma süresi ve aile içi iletişimlerinin iyileştiği belirlendi.
Ek bilgi: Birleşik Krallık’ın kendine has düzenlemesi ilk etapta 16-17 yaş aralığındaki gençlere her gün 00:00 ile 06:00 arasında tamamen engellemeyi içeriyor. Sokağa çıkma yasağı türü bir şey.
Yaşanan gelişmelere bakınca sosyal medyanın 21. yüzyılın “sigara”sı olacağını düşünüyorum. Muhtemelen ileride (aynen bir dönem sigaranın gündelik yaşamdaki varlığı gibi) herkesin bu platformları nasıl hoyratça kullandığına şaşıracağız. AFP’nin verilerine göre şimdiden 20’den fazla ülke sosyal medya yasağı veya kısıtlaması uyguluyor, hazırlıyor ya da tartışıyor. Bunların en az beşinde ülke çapındaki düzenlemeler yürürlüğe girmiş durumda. (Türkiye de benzer bir düzenlemeyi Nisan ayında mecliste kabul etmişti.)
Incogni şirketinin sosyal medya odaklı araştırması da ilginç bir ayrıntının altını çiziyor. Kullanıcılar hesaplarını kapatmıyor fakat artık çok daha az ve kontrollü paylaşım yapıyor. Gerekçeler: Mahremiyet talebi, kutuplaşma etkileri, stres ve kaygı. Beş yıl öncesine oranla daha fazla paylaşım yapanların oranı yüzde 10 seviyesinde kalmış.
🤖 Yapay Zeka Gündemi
Bu başlığa yönelik en önemli gelişme, Apple’ın geçtiğimiz hafta OpenAI şirketini mahkemeye vermesiydi. Gerekçesi, YZ alanındaki uzman personeli ve onların Apple’dan edindiği gizli proje bilgilerini transfer etmek. Kökeninde Silikon Vadisi’nin teknoloji devleri arasındaki yazılı olmayan kural var: “Benim çalışanımı alma, sana gelirse daha düşük maaş teklif edip caydır!”. Vaktiyle Apple ve Google arasında aynı sebeple bir gerilim yaşanmış ve Google hemen caymış ve eski Apple çalışanını Steve Jobs’un tehdidiyle kapının önüne koymuştu. OpenAI CEO’su Sam Altman, YÜZLERCE uzmanını kapınca Apple aynı kartı masaya sürdü. Altman ise resti gördü ve geri adım atmadı. Bu olaylar zinciri de epey ses getirmesi beklenen bir davaya dönüştü. Davaya konu olanlar arasında Apple’ın eski baş tasarımcısı Jony Ive’ın kurduğu ve OpenAI’ın ortak olduğu “io Products” şirketi de var. Eski çalışanların çoğuna şimdiden uyarı mektupları yollandı. İddialar gerçekten bol su kaldırır cinsten.
Apple ve YZ kesişimindeki önemli bir diğer gelişme ise şirketin YZ çipi süreçlerinde gaza basması oldu. Bloomberg’in haberine göre M6 serisinden Max ve Ultra çipleri atlanarak 2027’de doğrudan M7 serisine geçilecek.
Apple diğer yandan çok daha az bellek kullanarak YZ modellerini çalıştırabilen “PrismML” adlı girişimi satın almak için görüşmeler yürütüyor. Böylece birçok seçeneği doğrudan iPhone, iPad ve Mac cihazların yerel donanımında çalıştırmak mümkün olacak. (Girişimin kurucu ortaklarından biri de Boğaziçi ve Caltech üniversitelerinden mezun Şahin Lale.)
OpenAI da bu hafta ilk donanımını “Codex Micro” adıyla 230 dolar bedelle piyasaya sürdü. Programlanabilir bir klavye.
Haftanın esas bombası Çin’den geldi. “Moonshot AI” adlı girişim, 2,8 trilyon parametreyle çalışan “Kimi K3” modelini duyurdu. K3, bugüne kadar geliştirilen en büyük açık kaynaklı model. Üstelik OpenAI ve Anthropic’in öncü modellerine denk (hatta kimi zaman aşan) performans sunuyor.
Çin’in Shanghai şehrinde düzenlenen Dünya Yapay Zekâ Konferansı’nın açılışında konuşan Devlet Başkanı Xi Jinping, YZ’nin tek bir ülkenin gösterisi değil; geniş katılımlı bir senfoni olması gerektiğini savundu. Çin önümüzdeki 5 yıl içinde gelişmekte olan ülkelere YZ odaklı teşvik ve hibeler sunacak. Etkinliğin önemli bir diğer çıktısı, 29 ülkenin katılımıyla kurulmasına yönelik anlaşma imzalanan “Dünya YZ İşbirliği Örgütü” oldu.
Japonya merkezli yatırım fonu SoftBank, ABD’nin YZ odaklı Stargate hamlesinin en büyük paydaşlarından biri. CEO’su Masayoshi Son, fonun elindeki neredeyse tüm kaynakları OpenAI üstüne yatırdı. Güncel yorumlarını bu bilgiler ışığında okuyun istedim. Masayoshi Son, YZ sektörünün 2040 yılına dek her yıl 5 TRİLYON dolar yatırıma ihtiyacı olduğunu söylüyor (kimsede böyle bir para yok). YZ’nin balon yaptığı iddialarını ise şiddetle reddediyor (neden acaba?). Şu tespitini de not edelim: “İnsan odaklı dünyadan YZ ajanları odaklı bir dünyaya geçeceğiz. İnsanların en üst yaşam formu olduğu düzen öyle ya da böyle sona erecek. Bu durdurulamaz.”
SoftBank’in trilyonlarca dolarlık arayışının özünü “enerji” oluşturuyor. YZ veri merkezlerinin 2040’ta 3 teravatlık elektrik üretim kapasitesine ihtiyaç duyacağı tahmin ediliyor. Bu miktar, bugünkü toplam küresel elektrik tüketiminin yaklaşık 1,8 katına karşılık geliyor. Buna güncel bir örnek vereyim: İrlanda’daki veri merkezlerinin elektrik tüketimi 2025’te bir önceki yıla göre yüzde 10 artarak 7.663 gigavatsaate ulaştı ve ülkenin toplam elektrik tüketiminin yüzde 23’ünü oluşturdu.
Enerji demişken; Elon Musk’ın YZ girişimi xAI, “Colossus 2” kodlu veri merkezine elektrik sağlamak amacıyla gerekli izinleri almadan 59 doğalgaz türbini inşa etmiş. Bunların 57’si düşük gelir grubuna mensup ve ağırlıklı olarak siyahilerin bulunduğu bölgede faaliyet gösteriyor. Belgede astım ve akciğer hastalıkları ortalamanın üstüne çıkmış. Gürültü kirliliği de ayrı bir şikayet konusu.
Yatırım Uzmanı Ben Carlson, ilginç bir derleme yaparak teknoloji sektörünün (Masayoshi Son’ın iddiasının aksine) neden “ayı piyasası” döneminde olduğunu ortaya koymuş. İçinden en ilgimi çeken grafiği aktarmak istedim. Hiperölçekleme çözümlerinin hisseleri çakılıyor, yarıiletken sektörününse arşa çıkıyor. Carlson, “resesyon geliyor” diyor. Derlemenin içeriğinde YZ ekosisteminin darboğazını diğer grafikler eşliğinde izleyebilirsiniz.
Aralarında 16 Nobel ödüllü ekonomistin (Evet, Daron Acemoğlu da var), OpenAI ve Anthropic’in baş ekonomistlerinin de bulunduğu 200’den fazla uzman bir araya gelerek “We Must Act Now” (Şimdi Harekete Geçmeliyiz) adlı 3 maddelik bir bildiri hazırladı. Tartışmanın özeti: “YZ, önümüzdeki 10 yıl içinde radikal şekilde güçlenerek Sanayi Devrimi’nden daha büyük bir ekonomik dönüşümü tetikleyebilir. Şu anki gidişat siste araç kullanmak gibi. Önümüzü göremiyoruz ve ne yapacağımızı bilmiyoruz”.
Tüm bunlara rağmen, Çin’in önde gelen YZ modellerinden DeepSeek, 74 milyar dolar değerleme üzerinden yeni yatırım turuna hazırlanıyor.
Neyse ki YZ kimi zaman olumlu, hayırlı, insanlığa faydalı şeyler için de kullanılıyor. Örneğin Facebook ve Instagram’ın çatı şirketi Meta’nın doğum, sağlık ve engellilik sebebiyle izin alan çalışanlarını tespit ederek öncelikle onları kovduğu ortaya çıktı. Mahkemeye taşınan süreçte çalışanlar bağımsız denetim talep ediyor.
Google, yeni Android cihazlarda kullanıcıların varsayılan arama motorunu seçmesini sağlayan işlevi kaldırmasının ardından İsviçre Rekabet Komisyonu tarafından incelemeye alındı. Almanya Lisanslama ve Denetleme Komisyonu ise Google’ın aramalarda “YZ bakışı” (AI Overview) altında gösterdiği özetlerden hukuki olarak bizzat sorumlu tutulacağına hükmetti. (Normal arama sonuçlarındaki metinler ilgili sitenin sorumluluğunda.)
🧑🏻🔬 Keşif, İcat ve İnovasyonlar
ABD / California Üniversitesi, uzaktan kumanda edilen insansı robotlarla canlı denek üzerindeki ilk ameliyatı gerçekleştirdi. İlk operasyonda bir robot safra kesesini çıkardı, ikincisindeyse iki robot bir arada çalışarak aynı işlemi tamamladı. 1,5 metre boyunda ve 27 kilogram ağırlığındaki robotlar, 800 kiloluk geleneksel cerrahi robotlara göre çok daha küçük ve taşınabilir. Bu gelişmenin küçük kliniklerde, sahra hastanelerinde, kırsal bölgelerde; hatta uzayda benzeri işlemleri mümkün kılması bekleniyor.
Alman otomotiv markası Audi ise Wini Camacho imzalı “ZERØ” kodlu bir konsept geliştirmiş. Garip bir şey. Bir izleyin bakalım.
🧑🚀 Göklerden Gelen Haberler
Birkaç ay önce denk geldiğim (ama pek ciddiye almadığım) fantastik bir fikir gerçeğe dönüşmek üzere. ABD Federal İletişim Komisyonu (FCC), “Reflect Orbital” adlı girişimin Güneş ışığını dünyanın belirli noktalarına yansıtacak deneysel uydu projesine onay verdi. Bu kapsamda 18 metre çapında yansıtıcıya sahip bir ayna taşıyan uydu, 6 kilometre çapındaki alanda geceyi gündüze çevirebilecek. Amaç, güneş panellerinin verimini artırmak, arama kurtarma çalışmalarına destek sunmak ve acil durumlarda (kesintilerde) aydınlatma desteği vermek. Girişim bu amaçla 2035 yılına kadar 50 BİN uyduluk bir filo kurmayı hedefliyor. Doğada bozmadığımız bir gece-gündüz kalmıştı, o da son buluyor hayırlısıyla…
ABD uzay kurumu NASA ise Ay ve Mars’ta yaşam alanları kurmak için 37 yerli şirketin sunduğu 41 teknoloji önerisini kabul etti. Aralarında Ay’ın karanlık bölgelerine kesintisiz enerji sunmak, yörüngedeki araçlara sonradan donanım eklemek gibi pek çok ilginç fikir var.
NASA ayrıca bir araştırma kapsamında Satürn’ün en büyük uydusu Titan’ın gelecekteki insanlı uzay görevlerini besleyecek olağanüstü zengin bir kaynak tabanına sahip olduğunu belirledi. Ekipten Robert Zubrin’in ilginç bir tanımı var: “Titan, Güneş Sistemi’nin gelecekteki Basra Körfezi olabilir”.
Daha da heyecan verici bir gelişme “GJ 3378b” adlı bir ötegezegenden geldi. Dünyanın 2,3 katı büyüklükte. Yüzey sıcaklığı su oluşumuna izin verecek kadar uygun. İdeal bir “ikinci dünya” olduğu söyleniyor. Işık hızına ulaşmayı keşfedersek 25 yılda ulaşabileceğiz. Durum biraz Türkiye’nin enflasyon hedefleri gibi anlayacağınız.
Çin, Long March 10B roketinin ilk uçuşunda bir uyduyu yörüngeye yerleştirdikten sonra birinci kademeyi sağlam biçimde geri yakalamayı başardı. Üstelik, bir denizde seyreden bir özel kurtarma gemisi yüzeyine. Bu roket, Çin’in insanlı Ay projesi için geliştirdiği sınıfın sınandığı bir ticari model.
Beni Patreon sayfam üzerinden maddi katkılarınızla destekleyebilirsiniz.
Haftaya yeniden görüşebilmek ümidiyle. 🙋♂️












bu arada teorik olarak ışık hızına yaklaşacak gemi yapabiliyoruz, mühendislik problemlerimiz var. Esas sorun dünya nın 2,3 katı büyüklükte bi gezegenden asla havalanamayız.. kütleçekiminden bildiğimiz teknoloji ile kopamıyoruz..
Çok teşekkür ederim Amirim. Tatilde bile bize birbirinden ilginç haberler derleyip paylaşıyorsun. Ne mutlu bize. Keyifli ve huzur dolu bir tatil dilerim size ve sevdiklerinize...