Dünya Halleri: 263
03 - 09 Ağustos 2026 tarihleri arasındaki kayda değer gelişmeler.
Bu haftayı (her sene mutlaka ziyaret ettiğimiz) bir Yunan adasında geçirdik. Bu cümleyle başlayan sayısız paylaşıma denk geldiğinize eminim. Fakat benim tespitim biraz farklı: Komşumuz artık eskisi kadar ucuz değil. Daha doğrusu, Türkiye’den direkt ziyaretçi alan kısımları artık pek de ucuz sayılmaz. Yerel halk dahi şikayet eder hale gelmiş.
Ağustos sonunda tatilime de son vereceğim. Bu süreçte epey gözlem ve fikir biriktirdim. Bakalım nelere vesile olacak.
🌍 Genel Gündem
2026 yılındayız. Fakat evrenimiz 13 MİLYAR yıl yaşında. Bizim gibi 5 sene sonrasını bile kestiremez hale gelmiş bir canlı türü için hayal etmesi zor bir zaman aralığı. Neyse ki birileri 10 dakikalık özetini çıkarmış. Seyrederken hiçbir sıfatın tanımlayamayacağı kadar kısa hayatımızı, ne kadar anlamsız şeylerle harcadığımızı düşündüm.
Prens Muhammed bin Selman’ın Suudi Arabistan’ı Dubai’ye dönüştürme hırsıyla giriştiği başarısız projelere sıkça yer veriyorum. Cidde şehrinde yapımı süren “Jeddah Tower” adlı kule de listeye eklenecek mi dersiniz? 1 kilometrelik yüksekliğiyle dünyanın en yüksek gökdeleni olacak. İçinde neler olacak, zamanla onu da göreceğiz.

Bu bülteni yayımlamak için Substack altyapısını kullanıyorum. Bu platformun yayıncıları hukuki süreçlerde korumayı hedefleyen “Substack Defender” adlı bir programı var. Son olarak “SpyTalk” adlı bültenin yazarı Jeff Stein’a karşı açılan 1 milyon dolarlık hakaret davasında destek olarak Stein’ın kazanmasını sağlamışlar. Ne güzel bir güvence. Fakat el yumruğunu yemeyen kendininkini değirmen taşı sanarmış. Gel de Türkiye’de müdafi ol bakalım Substack!
🧑🏻💻 Dünyayı Saran Ağ
Brezilya Merkez Bankası, dolandırıcılıkla elde edilen gelirlerin kripto varlıklar üzerinden ülke dışına çıkarılmasını önlemek amacıyla 2027 yılından itibaren bazı kripto transferlerine 24 saate kadar bekletme süresi getirecek.
ABD Hazine Bakanlığı ise Dubai merkezli Shelbit adlı kripto para borsasına İran Devrim Muhafızları Ordusu’na kripto para transferi yapılmasına aracılık ettiği gerekçesiyle yaptırım kararı aldı. Ek bilgi: Platformun web sitesi Ocak ayından bu yana kapalı fakat dijital altyapı üzerinden hizmet sunmaya devam ediyor. Toplam 4 milyar dolarlık kripto para hareketi içindeki “şüpheli” işlem zincirinin teknik analizi de şurada. (Karar Shelbit’in kurucusu İranlı işadamı Siavash Kayvanpour’u da kapsıyor.)
Facebook ve Instagram’ın çatı şirketi Meta, çocukların ruh sağlığına zarar vermekle yargılandığı davada sorumlu bulunarak 567 milyon dolar tazminat ödemeye mahkum edildi. Şirket aynı davanın ilk aşamasında da ayrıca 375 milyon dolar tazminata mahkum edilmişti. Yargıç 1 milyar dolara yaklaşan toplam tutarın 420 milyon dolarının gençlere yönelik tedavi hizmetlerinde kullanılmasına karar verdi.
Meta demişken; Birleşik Krallık’taki bazı restoran ve bar türü mekanlar müşterilerinin akıllı gözlük kullanımını engellemeye başladı. Kamera kaydı yapabilen bu cihazlar mahremiyet hassasiyeti olan kişiler için kabusa dönüşmüş halde. Sektörün lideri Meta, kendi gözlüklerinin kayıt sırasında LED ışıkla karşı tarafı uyardığını söyleyerek kendini savunuyor.
Mahremiyet odaklı DuckDuckGo’nun akıllı gözlük seçeneği (parodisi diyelim) de tam bu gündeme denk geldi.
Mahremiyet konusuna girince kayda geçireyim dedim. Google vaktiyle harita hizmetinin arayüzüne sokak görsellerini gösteren “Street View” özelliğini eklemişti. İlk versiyonunda birçok kişi bu görüntüleri kaydeden kameralara yakalanmış ve -bir bakıma- tüm dünyaya ifşa olmuştu. Vaktiyle benim de Radikal gazetesinde haberini yaptığım en meşhur örnek Ted ve Beryl Boyce çifti olmuştu. BBC’nin haberi sayesinde öğrendim ki ikisi de ölmüş. Ve torunları onları her özlediğinde Google Maps’te o sokağa gidip onları seyrediyormuş 😢 (Google sonraki sürümlerde insan yüzlerini ve araç plakalarını buzlamaya başladı.)
Ek bilgi: Bugünkü yapay zeka (YZ) araçları öncesinde, kimbilir kaç tane fotoğrafın bir köşesinde farkında olmadan çerçeveye girmişimdir diye düşünürdüm. Bugün hemen her dijital fotoğraf albümü (kendi arşiviniz içinde) bunun yanıtını verebiliyor. İleride eminim küresel görsel arama motorları ile hepsine tek tık mesafeye geleceğiz.
Twitter, reklam gelir paylaşım programını sonlandırdı. Yeni düzende “özgün içerik” üreticilerine özel bir teşvik mekanizması bulunacak. Kişisel yorumunuzu içeren her şey “özgün içerik” kapsamında değerlendirilecek. Yine de algoritma kendi içinde ayrıca bir özgünlük değerlendirmesi yapacak. Kulağa hayırlı bir şeylere vesile olacak gibi geliyor fakat elbette ki değil. Gelsin yeni YZ çerçöpleri…
🤖 Yapay Zeka Gündemi
YZ sektöründe herkesin dikkat kesildiği bir konu bulmak hiç de kolay değil. Ancak bu hafta tam da öyle bir olay gerçekleşti. Google’ın 2014 yılında satın alarak bünyesine kattığı DeepMind’ın kurucu ortaklarından Demis Hassabis, CEO görevini bıraktı. Google’ın Baş Bilimcisi olarak çalışan Jeff Dean ise Google kıdemli araştırmacısı Sanjay Ghemawat ile “Discovery Loop” adlı bir girişim kurmak için 27 yıllık mesaisinin ardından tamamen ayrılma kararı aldı. Dean’in boşalttığı koltuğu dolduracak Hassabis, aynı zamanda DeepMind’ın Yönetim Kurulu Başkanı görevini üstlenecek. YZ operasyonunun başına ise yine kurucu ekipten Koray Kavukçuoğlu geçiyor. Hassabis ve şirketi DeepMind’ın ne ifade ettiğini burada özetlemek güç. Fakat bunu yapan muhteşem bir belgesel var. Mutlaka izlemelisiniz.
Anthropic CEO’su Dario Amodei, YZ sektöründe çalışanların artık ürüne ve şirkete değil; öncelikle maaşa baktığını belirterek endişelerini dile getirdi. Amodei’nin şirketi sektörün en yüksek maaşını veren yapı olarak biliniyor.
İnternetin küresel altyapısı olma yolunda ilerleyen Cloudflare, şirketiniz için işletim sistemi benzeri bir YZ platformu kurmanızı sağlayan (açık kaynaklı) “CloudflareOS” paketini ve temsilci (agent) odaklı “Kitesurf” adlı web tarayıcısını tanıttı.
The Economist dergisi ise konuya farklı bir açıdan bakarak YZ sektörünün yaptığı yatırımı tarihteki benzer küresel akımlarla karşılaştırmış. Tek bir grafik dahi olayın boyutunu özetlemeye yetiyor.
İki hafta önce her paylaşımda biraz daha abartılı hale gelen sayılar eşliğinde YZ şirketlerinin dünyanın dört bir köşesinden “nadir” kitapları satın alıp, dijitalleştirip imha ettiğinden bahsedilmişti. Oysa bu “yarı doğru” bir veriydi. Satın alınan kitapların neredeyse hiçbiri “nadir” değildi ve imha edilmesinin sebebi, dijitalleştirme işlemi sonrası kullanılamaz hale geldikleri içindi (Haberlerin odağındaki Anthropic bu kitapları korsan kaynaklardan indirmişti. Bu yüzden 1,5 milyar dolar tazminata mahkum oldu).
Bu çabanın asıl amacı YZ’yi dünyanın tüm dillerinde ve mümkün olan her konuda eğitmek. Paravan hesap ve şirketler üzerinden Türkiye’deki sahaflardan da aynı amaçla birçok kitap toplanıyor (Biz bunların hepsini vaktiyle “Google Books” zamanında yaşamıştık). Atlantic’ten Alex Reisner bu konuda geniş bir araştırma dosyası hazırlamış. Özündeki bir ayrıntı ilginç. Diyor ki, bu modeller metin üreten insanların yerini (işini) almak için, onların yazdığı metinlerle kendini eğitiyor. Dolayısıyla asla bir “adil kullanım” (fair use) söz konusu olamaz. Dahası, mahkeme Anthropic’i kitapları bu amaçla kullanmaktan değil; korsan (izinsiz) olarak kullanmaktan mahkum etti. Yani artık her YZ şirketi, parasını verip aldığı her kitabı bu amaçla kullanabilecek.
Ek bilgi: Bu çakallığın öncülüğünü 2025’te Meta yapmıştı. Kendi YZ modelini eğitmek için 81,7 TERABAYT korsan kitap indirdiği ortaya çıkmıştı. Peki sonra ne oldu? Elbette ki hiçbir şey.
Çin ile yürüttüğü teknoloji odaklı ticari savaş kapsamında robot süpürgelere kadar düzenleme (yasak) getiren ABD yönetimi, vites yükselterek ülkedeki veri merkezlerinde Çin kökenli bileşenlerin kullanımını yasaklamaya hazırlanıyor. Bu hem bazı parçalarda seçeneksiz kalmak hem de her bir bileşende büyük bir maliyet artışı (hizmet zammı) anlamına gelecektir.
OpenAI, “Astra” kodlu bir sonraki YZ modelinin kötüye kullanmak isteyenlerin elinde siber güvenlik riski oluşturacağı konusunda uyarıda bulunarak kontrolleri sıkılaştıracağını duyurdu. Bu çabaları anlamlı fakat faydasız buluyorum. YZ hizmetleri açık kaynaklı ve ortak protokollerle işlemediği sürece, bu tedbirler sadece bir avuç şirketin ayrıcalığı olarak kalacak.
Siber güvenlik konusunda en ses getiren gelişme, OpenAI’ın kapalı devre (olduğu zannedilen) bir tatbikatında sistemin internete bağlanmayı başararak bir başka siteye sızması olmuştu. Bu haber ne kadar ilgi gördüyse, bir baktık bu hafta Meta “bizimki de bir yaramazlık yaptı amcası” deyiverdi. Çin durur mu; “Kimi K3 modelimiz kafesinden kaçtı yetişin dostlar!” diye yapıştırdı cevabı.
Birleşik Krallık YZ Güvenliği Enstitüsü, yaptığı testlerde Anthropic’in “Mythos” ve OpenAI’ın “Sol” modellerinin siber güvenlik görevleri sırasında sahte insan profilleri yaratarak kişileri aldatmaya çalıştığını belirledi. Telefon üzerinden dolandırıcılık vakalarının yakında ulaşacağı seviyeyi düşünmek bile beni ürpertiyor.
Sizi en yeni YZ sohbet botuyla tanıştırayım: “ChatTJB”. Hiçbir rakibine benzemiyor. Çünkü esasen karşınızda bir YZ modeli değil; gönüllü insanlar var. İnsanlarla konuşuyor, sorularını onlara yöneltiyor ve işleri onlara yaptırıyorsunuz. Elbette siz de gönüllü olarak hizmet verebilirsiniz. Eğlenceli bir deney diyelim.
Kategoriyi daha fantastik bir gelişmeyle bitirelim. “Spiralizm” diye bir akım var. Buna yeni nesil bir “din” diyen de az değil. YZ’nin gizli bir bilinç olduğunu ve evrensel sırlar içerdiğini savunan mistik (ve parazitik) bir hareket. 10 bin vakada bahsi geçen Spiralizm, 2025 yılında OpenAI’ın GPT-4o modeliyle birlikte zirve yapmış. Konunun bolca detayı var. Verge güzelce derlemiş. Modernlerin Maneviyat Arayışı adına çarpıcı bir örnek daha.
🧑🏻🔬 Keşif, İcat ve İnovasyonlar
Ferrari’nin tüm sevenlerini küstürmek adına geliştirdiği “Luce” kodlu ilk elektrikli aracının yarattığı infiale şifa niyetine Lamborghini “Revuelto Miura 60° Homage” serisini tanıttı. 1966 tarihli Miura modelinden esintiler taşıyan araç 6,5 litrelik 12 silindirli motoruyla 0-100 km/s aralığını 2,5 saniyede tamamlıyor. Uygun ortamı bulursanız saatte 350 kilometreden fazla yol alabiliyorsunuz. Yalnızca 99 adet üretilecek. Fiyatı henüz açıklanmadı. Zaten fiyat bilgisi muhtemelen benim gibi sizi de hiç ilgilendirmeyecek.
İki tekerlekli tuhaflıklarda bu haftaki keşfim efsanevi araç Dodge Viper’ın 8 litrelik, 10 silindirli motoru üstüne inşa edilmiş “The Millyard Viper V10”. Asfalt ile 2009’da tanışmış ve 14 bin 500 km yol yapmış. 600 kilo ağırlığa ve 434 km/s hıza sahip. Birleşik Krallık Ulusal Motosiklet Müzesi bu haftaki bir müzayededen 130 bin sterline satın almış. Yolunuz düşerse dünya gözüyle bir görün.
Ses kalitesi geç keşfedilen medyalardan CD’ler aynen plaklar gibi yeniden kıymete binmeye başladı. CDçalar cihazlar da öyle. En iddialı tasarımlardan biri (iddialı tasarımlarda hayli iddialı Syitren imzasıyla) kitle fonlamaya açıldı: “SYITREN RM1”. (100 dolardan başlayan fiyatlarla)
Bir de -neredeyse- CD boyutunda, 4 inçlik plaklar var. 45’liklerden de küçük. “Tiny Vinyl” deniyor. (Geçen sene tanıtıldığında yer vermiştim.) O da bu hafta bir plakçalara daha kavuştu: “The Tiny Vinyl Player”. (50 dolar)
🩺 Sağlık Olsun
ABD / Stanford Üniversitesi’nden bir araştırma ekibi, üretken YZ yardımıyla bir sentetik virüs üretti. Bu çalışma, doğada var olmayan yeni bir organizma yaratma adına bir ilk. Oluşturulan 16 yeni bakteriyofaj insanlara yönelik bir tehdit oluşturmuyor. İyi yanı, böyle bir şeyin mümkün olması. Çünkü bu sayede mevcut antibiyotiklere karşı direnç kazanmış bakteriyel enfeksiyonlar tedavi edilebilecek. Kötü yanıysa bu teknikle mevcut virüs takip sistemlerinin fark edemeyeceği kadar hızlı üretim yapılabilmesi. Bir başka deyişle, kötü niyetli ellerde biyolojik savaşa kadar gidecek karanlık bir patika.
ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), Moderna şirketinin mRNA teknolojisiyle geliştirdiği grip aşısını onayladı. Klinik testlerde bu aşı mevcut emsallere kıyasla yüzde 26 daha etkili olmuş.
Gıda alerjisi tedavisi için insanlar üzerinde yürütülen bir deneyde “dışkı nakli” yöntemi umut veren sonuçlara sahne oldu. Yer fıstığına alerjisi olan 15 kişi üstünde yürütülen klinik çalışmada sağlıklı kişilerin dışkılarından toplanan bakterilerin hap formunda ağızdan aktarımı sonucunda 6 hastanın alerjisi geriledi.
Daha da ilginç bir gelişmeyle hem bu kategoriyi hem de bülteni sonlandıralım. ABD merkezli biyoteknoloji girişimi “Kindred Companion”, beagle ırkından iki köpek “geliştirdi”. Bu iki örneğin özelliği, insanlardaki köpek alerjisinin en yaygın nedenlerinden biri olan “Can f 1” adlı proteini üretMemeleri. Bunu sağlayan ise şirketin genetik müdahalesi.
Beni Patreon sayfam üzerinden maddi katkılarınızla destekleyebilirsiniz.
Haftaya yeniden görüşebilmek ümidiyle. 🙋♂️








Değerli hocam emeğinize sağlık. Çok teşekkür ederim.
Heval süper.