24 Comments
Jan 7Liked by M. Serdar Kuzuloglu

Doksanlarda pazar günlerimizi tatlandırmak için gayret eden bir avuç güzellik vardı ya hani…Şiir de eklediğinde bu sayfa maytaplı bir pasta gibi oluyor Serdar abi, sağlık afiyetle..

Expand full comment
Jan 7Liked by M. Serdar Kuzuloglu

Merhaba Serdar bey,

Daha önce de yorumlarımda benzer hususlara değindim ama her okuduğumda ben de yaratan hissi sizde de oluşan mutsuzluk/ümitsizlik ( yazınızda değindiniz için böyle yazdım :) ) hissini bertaraf etmesi adına tekrar tekrar paylaşıyorum. Elinize emeğinize yüreğinize sağlık. Teknoloji alanında ki bir çok gelişmeyi binbir emekle her hafta bıkmadan usanmadan paylaştığınız için teşekkür ederim.

Sevgiler, kolaylıklar ve güzel bir yeni yıl dilerim.

Expand full comment
Jan 7Liked by M. Serdar Kuzuloglu

Bu hissizlik, yaşanmışlık, bilgi ve görüntü yorgunluğu nasıl gecer bilmiyorum. Telefon bagimliligindan dolayi "herşeyden" haberdar olmak istegi, sonra bu bilgiler ile anlamlı birşey yapamamak, sadece seyirci olmak.

Cok küçük bir kesim bizi hissizleştiren uygulamar ile miljarlar kazanirken, bizde ben nerede hata yaptimda onlar gibi para kazanamiyorum diye aklimizdan geciriyoruz.

Çünkü herşey para indexli oldu. Bir tarafdan tuhaf bir "bolluk" var, uygun fiyata kalitesiz giysiler, eşyalar heryerde. Al, kullan ve at. Diger taraftan iklim krizi. Solidariteit diye bir duygu vardi avrupada önceden. Hollanda da Geert Wilders, islam karşıtı adam secimleri birinci olarak kazandı. Hollanda yabancıların uyum sağlamasını, hatta asimile olmasını ister ama senin herzaman bu ülkenin yabancısı olduğunu herzaman hissettirir. Burası benim ülkem demek istiyorsun ama sana bunu dedirtmez, bu kadarda ikiyüzlüdür. Buda yabancıların ayrı bir yarası, çünkü herşeye rağmen yinede düzenli bir yer.

Fakat burada da herşey zorlaştı. Aşırı sanayileşme, tarım ve et pazari dogayi mahvetti. Mahkeme karari ile çoğu projeler durduruldu. Ev sıkıntısı tavan yaptı. Ev fiyatlari 5 yıl icinde 2 ye katladi. Kiralar cok yükseldi. Ev sahibi onlarlar zenginleşirken kiraciların veya genclerin durumu zorlaştı.

Eğitim kalitesi hızla düşüyor. Önceden yüksek eğitimli hocalar ders verirdi, şimdi kızım soru sordugunda Google a yönlendiriliyor, çünkü öğretmende konuya hakim değil. Öğretmen azlığından dolayı kimse birşey diyemiyor. Şimdide bu kıtlıktan dolayı, kendini yüksek ücretle kiralayarak istifade eden öğretmenler coğalıyor.

Huzur evleri kaldirildigi icin yaşlılar gerçekten hasta olana kadar evinde yaşıyorlar. Koca evlerde yalnız yaşanlar yaşlılar.

Marktwerking, piyasa halleder düşüncesi, sosyal düzeni mahvetti. Herşeyin gelir modeli hesaplaniyor. Sağlık sektörüde ayrı bir dert. İşi yapanlar az para kazanırken ara şirketler hesapsiz para kazaniyor.

Her sektörde personel arayan firmalar calışacak adam bulamıyor. Bundan dolayi dogu avrupadan gecici calışmaya gelen bir sürü insan var. Fakat köle gibi çalıştırılıyorlar. Kimseninde umranda degil.

Yani Serdar bey, hissizlik duygusunu gayet iyi anlıyorum ama cözümü nedir? Belkide çok yaşıyor olmamız. 50 yaşındasın ve daha yolun yarısındasın. Annen ve anneannen yaşıyor ama hastalar. Depresief bir duygumudur bilmiyorum ama bir 50 yıl daha yaşamak zor geliyor. Siz bu konu hakkinda ne düşünüyorsunuz? Bu kadar haksızlıklığı, adaletsizliği, acımazlığı görüp, birşey yapmamak yada yapamamak. Ne uğruna yaşamak gerek?

Expand full comment
author

Merhaba,

Öncelikle ayrıntılarıyla paylaştığınız fikriniz için çok teşekkür ederim. Ne uğruna yaşamak gerektiği sorusu mutluluğun kökenine yönelik ise bu konuda bir vakitler uzun bir derleme yapmıştım. Belki kişisel bakış açımı özetleyebilir: https://www.youtube.com/watch?v=Z1UVAqDNzuY

Selamlar, sevgiler, iyi seneler.

Expand full comment

Duygularıma tercüman olmuşsunuz Hülya Hanım, yazdıklarınızı okurken yalnız olmadığımızı hissettim.

Büyük bir altüst oluşla karşı karşıyayız, heyecan ve korku yanyana, sürecin nasıl evrileceği bir avuç seçkinin ellerine terk edilmiş görünüyor.

Geçmişten devraldığımız hak ve özgürlüklerin, onların elde edilişinde verilen mücadele kadar, mücadele verilmez ise gelecek kuşaklara aktarılamayacağı görülüyor.

Sorun bu mücadeleyi verebilecek miyiz, yoksa aptallığa oldukça benzeyen bir suskunlukla mı karşılayacağız...

Expand full comment

Hülya hanım, çok güzel yazmışsınız, elinize sağlık. Yazdıklarınızı okurken Sigmund Freud'un şu alıntısı geldi aklıma. "İnsan mutlu olmak ister; bu yüzden berbat haldedir."

"Düşünüyorum öyleyse varım" çağı bitti. Kimse düşünmüyor, düşünmek istemiyor. 'Görünüyorum' öyleyse varım çağındayız artık. İnsanoğlunun mutsuzluk ve umutsuzluğunun temeli ise bu boş, faydasız görünme, gösterme çabasıdır. Kimse bir şeyler yaşamıyor, herkes ben bir şeyler yapıyorum algısıyla hareket ediyor. Çağımızın en büyük hastalığı bu olsa gerek. Bir şeyleri göstermekten yaşayamaz hale geldi insan.

Expand full comment
Jan 7Liked by M. Serdar Kuzuloglu

İyi hissettirdi bu bülten kaleminize sağlık hocam <3

Expand full comment
Jan 7Liked by M. Serdar Kuzuloglu

Çok teşekkürler

Expand full comment
Jan 7Liked by M. Serdar Kuzuloglu

"Cuf cuf cuf" diyerek üfürükçülük yapılan, binlerce kişinin büyülenmiş şekilde izlediği insanların, maaşlı şaklabanların olduğu bu coğrafyada Türkçe içerik yaratarak ve ücretsiz paylaşarak harika bir iş yapıyorsunuz.

"İnsan ruhu boşluk kabul etmez" denir. Batı dünyası yenilikçilik ve gelişim ideası ile ruhunu doldurmanın yollarını buldu. "Merak" duygusu bizim buralara ne zaman gelir bilemiyoruz.

Güzel bir sayı oldu yine teşekkürler.

Expand full comment
Jan 7Liked by M. Serdar Kuzuloglu

çok güzel yazı olmuş. Verdiğiniz link sayesinde ve atv'nin üstün gayretiyle pazara göz yaşı dökerek girdik. Ama üniversite diplomanız nerede çıkarın gösterin serzenişi sağolsun toparladı :D

Expand full comment
Jan 7Liked by M. Serdar Kuzuloglu

Ümitsizliğe kapılmadan zorda olsa ülkemizde tüm renklerimizle ortak paydada yaşamaya devam ve siz iyiki varsınız Serdar bey emeklerinize sağlık ,sevgiler

Expand full comment
Jan 7Liked by M. Serdar Kuzuloglu

Evet farklı kültürlerin insanı olsak da barışla paylaşıp çoğaltabileceğimiz çok ortak değerlerimiz, amaçlarımız ihtiyaçlarımız var. Ama maalesef mutluluğu, iyimserliği gülümsemeyi kendine ve çevresine haram görenlerin sayısı az değil. Yolda çarşıda hastanede düğünde bayramda cenazede ne yapıp ne etsem de huzur bozsam, neyi yanlış anlasam da ortamı gersem, hangi dini siyasi konuyu açsam da milleti bölsem,ayrıştırsam birbirine düşürsem diye ekstra çaba içine girenler her topluluğa bazen eşit bazen fazlasıyla dağılmış durumda. Bu insanların ortak özelliği ânı yaşamaz. Düğündesin mübarek mutluluklar temenni et! Cenazedesin ssbırlar dile! Ama illa konuyu aşırı uçlara getirecek. Bu konuda köylü gençlerle siyasi ve ticari paylaşımlardan arındırılmış WhatsApp grubu kurup 10 yıldır yaşatmayı başardık. İstenirse, çaba gösterilirse esas konudan uzaklaştıracak gereksiz münakaşalardan kaçınmak mümkün hem de ülke gündemini sarsan bir durum olsa bile.

Sizin bülteniniz de böyle amirim. Şuan trt2 de Hülya Koçyiğit'le Murat Karahan'ı izliyorum. Murat bey de bizden biri. Kültürel çevre olarak alakasız olduğumuz operayı bana sevdirdi.

Eline gönlüne sağlık herkese hayırlı güzel mutlu, huzurlu, umutlu, muhabbetli, haftalar, yıllar.👋🇹🇷

Expand full comment
Jan 7Liked by M. Serdar Kuzuloglu

Emeğine sağlık Serdar abi.

Bizi, bizden farklı olanlar besliyor evet ama ne ile beslediklerini düşünmek iyi olacaktır.

Bu arada ''Hayallerimiz hala tembel'' deyişin garibime gitti. Bugün bunun üzerine düşüneceğim gibi gözüküyor.

Teşekkürler.

Expand full comment
Jan 7Liked by M. Serdar Kuzuloglu

Bülteni okumadan yazayım hocam ben sizin haberleriniz ve kendi araştırmalarım ile instagramda ve youtube de içerik üretiyorum. Mesaj da attım ama size isterseniz bir eserinize bakın. İNSTAGRAM ; dun.bugun.veyarin 🙏 sizin blogunuz olmasaydı ben bunu yapamazdım. Bir konuşmanızda gençler blogumu okumuyor dediniz bende aldım izlesinler diye sayfa yaptım 🙏🙏🙏

Expand full comment

İyiki varsınız, youtube kanalınıza uzun süredir video koymuyorsunuz, acaba haftada bir kez 30-45 dk. bile olsa interaktif canlı yayın yapsanız ben ve buradaki sadık takipçileriniz çok mutlu olur, girişteki bahsettiğiniz o çok ihtiyacımız olan mutluluğa hep beraber bir nebze olsun ulaşmış oluruz, insanoğlu her anlamda kaliteden o kadar uzaklaşıyorki o boşluk teknoloji ile doldurulmaya çalışılıyor bence, kaliteli insan ve kaliteli sohbet gitgide daha çok zorlaşıyor, teşekkürler 🙏

Expand full comment

Hep kendi kendime sorduğum bir sorudur bu. Amirim de aynı düşünüyor demek

"Süreçleri insandan devralacak “şeylerin” yine insan formunda olması size de enteresan gelmiyor mu? Oysa ben süreçlerin yeni bir varlık formuna göre yeniden tasarlanmasını hayal ederdim. Hayallerimiz hala tembel."

Expand full comment

Hocam yazılarınızı beğenerek okuyoruz. Neden yazılarda ülkemizde olan gelişme yok merak ediyorum. Acaba hiç mi yeni bir gelişmeye imza atar mıyormuyuz? Teşekkürler

Expand full comment
author

Çünkü Türkiye'deki gelişmeleri her mecra, her an aktarıyor. Dünya Halleri'nin amacı, isminden de anlatmaya çalıştığı üzere Türkiye dışında olup bitenlere yönelik bilgilendirme yapmak.

Expand full comment

"mutluluk" yada "mutluluk arayışı" diye bir şey yok amirim. Mutluluk istediğinde istediğin tepkiyi verebilme serbestisi demektir İstediğinde ağlamak yada istediğinde gülmek. yada her neyse.İşi sıkıntıya sokan yada mutluluğu aramamıza neden olan şey "din ve siyaset ideolojileri" denilen deli gömleğini insanlara giydirmiş olmaları. Deli gömleği içinde hangi mutluluktan söz edilebilir ? İnsanlık var olduğundan beri bu ikisinden çekmedimi. Başına her ne geldiyse bu "tanrılar ve krallar" dan gelmedimi? Sevgiyle kalın özgür kalın ama "komple özgür".. 🌼

Expand full comment
author

Şu adresteki kaydım kendi fikrim adına yardımcı olabilir: https://www.youtube.com/watch?v=Z1UVAqDNzuY

Expand full comment

,,Küresel ruh halimizin sıkışmışlığı" .....güzel bir tespit....

Bulunduğumuz yer yeterince daralmadan ufukları görmek imkânsız...Yazılan bir çok konuya süper süper yabancıyım,hatta anlayışım kıt sayılır, ama küreselleşmiş dünyanın nekadar kültür zenginliği var olduğunu görebiliyorum....yıkımlara, savaşlara,yanlış anlamalara rağmen.....Yapay zekâ muhteşem bir şey olmalı.....Yararlanmalı,en azından takip edilmeli....Başarılar diliyorum...Geriden takip ediyorum yazılarınızı,biraz karışık oluyor ama babaanne olarak anca bukadar zamanım oluyor.🙂

Expand full comment
author

Melahat Hanım,

Öncelikle ilginiz ve katkınız için çok teşekkür ederim. Bu bülteni esasen konuyla ilgili olanlardan çok sizler gibi ilgili olmak isteyenler için hazırlıyorum. İlgi alanlarımızı bir şekilde zaten takip ediyoruz. Önemli olan perspektifi, ilgi alanını genişletebilmek.

Dolayısıyla sizlerin varlığı en az onlar kadar; hatta bazen çok daha kıymetli benim için. Var olun.

Keyifli okumalar, selamlar, sevgiler.

Expand full comment