Dünya Halleri: 235
19 - 25 Ocak 2026 tarihleri arasındaki kayda değer gelişmeler.
Bu hafta Oksijen gazetesindeki sayfamda yetmişli yıllarda teyp kasetleriyle kurduğu sosyal ağ ile hayata geçen İran İslam Cumhuriyeti’nin, iki binli yılların sosyal ağıyla mücadele ederek hayatta kalma çabasına yer verdim.
Blogumda ise Sanayi Devrimi sürecinde hayatımıza fabrikalarla giren kapitalizmin bugün veri merkezleriyle ilerleyen sürecinin uzaya taşınan rekabetine baktım.
Peki ne yapamadım? Podcast serim “Haddini Aşan Yaşam Rehberi” için yeni bölüm hazırlayamadım. Muhtemelen önümüzdeki hafta da hazırlayamayacağım.
Bunu telafi etmek adına belki de Dünya Halleri bülteninin EN uzun sayısını hazırladım. Yapay zeka destekli intihar kapsüllerinden hibrit motorlu İHA’lara, yüzlerce milyon dolarlık kripto soygunundan su soğutmalı cep telefonlarına kadar; rengarenk, dopdolu bir sayı.
(Uzunluğu sebebiyle bülten e-posta abonelerinde eksik çıkabilir. Sonunda çıkacak bağlantıya tıklayarak kalan kısmı da okumayı ihmal etmeyin derim.)
🌍 Genel Gündem
Tarihten bir yaprakla başlayalım. 78 - 139 yılları arasında yaşamış Çinli devlet adamı Zhang Heng, tarihin ilk sismoskobunu icat etmiş. Basit bir mantığı var ancak buna rağmen 650 kilometre ötedeki sarsıntıları ve yönünü tespit edecek kadar etkiliymiş. 8 ejderha figürünün taşıdığı 8 top var ve sarsıntı durumunda o yöndeki toplar düşerek altındaki kurbağanın ağzına düşüyor. Günümüze ulaşmış çalışan bir örneği olmadığı için iç mekanizması bilinmiyor. Fakat ipuçlarından faydalanarak bazı tahminler yapılmış. Ayrıntılarını videodan izleyebilirsiniz.
Çin’den devam edelim. 2025 sonu verilerine göre ülkedeki doğum oranı tarihin en düşük seviyesine düşmüş durumda. Nüfus 1 yılda 3 milyon azalmış.
Ek bilgi: Türkiye de benzer bir tabloyla alarm veriyor. TÜİK verilerine göre geçen yıl sadece 889 bin 598 bebek dünyaya gelmiş.
ABD, Birleşmiş Milletler’e bağlı Dünya Sağlık Örgütü’nden çekildi. Üstelik 278 milyon dolarlık borcunu ödemeden.
Konu açılmışken; Wired dergisi ABD Başkanı Donald Trump’ın stratejisinin ülkenin bugüne gelmesini sağlayan değerleri yok ederek nasıl bir felaketi hazırladığını mükemmel bir dosyayla derlemiş. Genel kültür adına mutlaka okunası. ABD’nin çöküşüne sebep olacağı öne sürülen gerekçeler şöyle:
Göçmenlerin; özellikle de eğitimli yabancı işgücünün engellenmesi.
Üniversitelere ve bilimsel araştırmalara kamu desteğinin kısılması.
Serbest ticaretin ve küresel pazarın terk edilmesi.
Hukukun üstünlüğünün ve öngörülebilirliğin erozyonu.
NATO başta olmak üzere uluslararası ittifakların aşındırılması.
ABD dolarının bağımsız ve güvenilir para olma özelliğinin yitirilmesi.
Son olarak; Trump’ın “Burası benim olmalı” inadıyla göz diktiği Grönland adası sebebiyle ilişkilerin kopma noktasına geldiği Danimarka’da Amerikan ürünlerini boykot için “NonUSA” ve “Made O’Meter” adlı iki mobil uygulama geliştirildi. Günde 200 binden fazla indirilerek Top10 listesine giren bu uygulamalarda ürünün barkodunu okutarak ABD ile ilişkili olup olmadığını (dolayısıyla satın alıp almayacağınızı) anlıyorsunuz.
Avrupa Birliği, kritik alanlardaki teknolojik altyapısında Çin kökenli yazılım ve donanımların kullanımına son vermeye hazırlanıyor. Düzenleme doğrultusunda üye ülkelerde telekomünikasyon ve enerji alanında Huawei ve ZTE gibi şirketlerin ürünlerinin kullanılması engellenecek.
Geçtiğimiz ay ABD’de düzenlenen dünyanın en büyük teknoloji fuarı CES’e 4 bin şirket ve 148 bin ziyaretçi katıldı. MIT Technology Review’un konuyla ilgili makalesi önemli bir ayrıntıya dikkat çekiyor: Stand kuran şirketlerin dörtte biri Çinliydi. Ve yapay zeka donanımı ve robotik başta olmak üzere birçok alandaki en uç noktayı temsil ettiler.
Bu kadar güncel siyasete girmişken, bir de çağın kanseri “kutuplaşma” meselesine ait araştırma paylaşayım. “Edelman Güven Barometresi” raporuna göre kendisinden farklı siyasi görüşlere ait kaynaklara kulak verenlerin oranı dünya genelinde düşüyor.
Peki ya sizde durum nasıl?
Değerleme yöntemleri sürekli tartışılan teknoloji girişimleri sayesinde aslen bir mitoloji terimi olan Unicorn (1 milyar dolar değere ulaşan şirket) ve Decacorn (10 milyar dolar değere ulaşan şirket) kavramlarına alıştık. 2026’da bir yenisi daha yolda: “Hectocorn”. Yani 100 milyar dolar değerlemeye sahip girişimler. Halka arz sürecindeki liste başı adaylar: OpenAI, Anthropic, SpaceX ve Stripe.
Filo yönetim yazılımları geliştiren “Geotab”, 21 marka ve modele ait toplam 22 bin 700 elektrikli aracın gerçek kullanım verileri üzerinde bir çalışma yürüttü. Buna göre hafif sınıf elektrikli araçların pilleri her yıl yüzde 2,3 oranında kapasite kaybı yaşıyor. Dolayısıyla bu tip araçların pil ömrü ortalama 13 yıl olarak kabul edilebilir. Aynı araştırma, pil sıcaklığını artırdığı için DC hızlı şarjın AC türüne kıyasla daha hızlı yıpranmaya sebep olduğunu belirledi.
🧑🏻💻 Dünyayı Saran Ağ
Meta’nın Twitter’a rakip olarak geliştirdiği “Threads” adlı sosyal ağ, 2024 senesinde erişim engeli getirilmesinin ardından Türkiye’deki faaliyetini sonlandırmıştı. Web trafiğini ölçen Similarweb şirketinin son raporuna göre günlük 141,5 milyon kullanıcıya ulaşan Threads, bu alanda Twitter’ı geçmeyi başardı.
Hakkındaki gelişmelere yer vermekten usandığım bir konu nihayet sonuçlandı. Çin kökenli ByteDance grubuna ait TikTok’un ABD operasyonu ABD ağırlıklı bir sermaye grubuna geçti. 2020 yılında çıkarılan bir kararname ile hisse devrine zorlanan şirkette ByteDance’in hissesi yüzde 20’nin altına düştü. Dolayısıyla algoritma ve veriler üstündeki kontrolünü de kaybetti. En büyük hissedarlar Oracle ve Dell Ailesi ile yatırım fonları Silver Lake ve MGX oldu. ABD ayağını temsil eden yapı, 14 milyar dolar değerlemeyle paylaşıldı.
Ek bilgi: Dünyada her 7 kişiden birinin kullandığı TikTok’un 26 milyar dolarlık küresel gelirinin yaklaşık 10 milyar doları ABD’den geliyordu. Algoritmanın 200 milyon ABD’li üyeyi ayrı tutacağı yeni düzende yayılma etkisi düşeceği için reklam gelirinin de azalacağı öngörülüyor.
Amazon’un kurucusu Jeff Bezos’un uzay girişimi “Blue Origin”, uzaydan internet sunacak ağı “TeraWave” için binlerce uydu fırlatma izni aldı.
234. sayıda uydudan internet erişimi sunan Starlink’in 7 bin 500 ek uydu fırlatma izni aldığından bahsetmiştim. Bu hamle şirketin abonelerinin daha hızlı ve yaygın bir ağa kavuşmasını sağlayacak fakat bilimciler uydu sayısının bu kadar artmasının çarpışma riskini ve çevresel etkileri büyüttüğünü hatırlatıyor. Halihazırda alçak yörüngede 40 BİN nesne ve 1 milyon 200 bin küçük parça bulunuyor. Bu da zincirleme kaza tehlikesini artırıyor. Güneş fırtınalarına karşı kırılganlık da bir başka sorun. En ilginç bulduğum ayrıntı ise şu oldu: Her uydu, atmosfere girişte 30 kilo alüminyum oksit nanoparçacağı salıyor. Yeni uydularla birlikte bu kirliliğin doğal seviyenin yüzde 600 üstüne çıkması bekleniyor. İnsanlık nimet mi üretiyor yoksa külfet mi, bir türlü çözemiyorum.
Avrupa Komisyonu’nun hazırladığı “Digital Networks Act” adlı yasa taslağı, birliğin telekomünikasyon operatörlerinin radyo frekanslarını süre sınırı olmadan kullanmasına imkan tanıyacak. (Mevcut yasa lisans hakkını 20 yıl ile sınırladığı için operatörler altyapı yatırımlarından kaçınma eğilimindeydi.) Yasanın hedefi, bakır kablo altyapısını terk ederek kıtayı tamamen fiberoptik ile döşemek.
🤖 Yapay Zeka Gündemi
Yapay zeka botlarının intihara teşvik ettiği kullanıcılarla ilgili tartışmalar sürerken Philip Nitschke adlı mucit, geliştirdiği ürünle konuyu apayrı bir noktaya taşıdı: İntihar Kapsülü! Ötanazinin yasal olduğu İsviçre’de hizmet verecek “Sarco” adlı kapsül, içindeki kişinin bir düğmeye basarak nitrojen desteğiyle yaşamına “huzur içinde” son vermesini sağlıyor. Nitschke’nin sıradaki hedefi, yapay zeka destekli bir psikolojik test ile çiftlerin birlikte intihar edebileceği “ikili kapsül” üretmek. 🤦♂️
Bu alanda daha “yaşamsal” çalışan markalardan biri de Apple. Sızan haberlere göre firma AirTag boyutlarında ve çift kameralı bir yapay zeka rozeti üzerinde çalışıyor. (Benzer bir ürün geliştiren “Humane”, fena halde çuvallamıştı.)
Kurucuları arasında ABD’nin en büyük yapay zeka şirketlerinin çalışanlarının da yer aldığı “Poison Fountain” (Zehir Çeşmesi) adlı yapay zeka karşıtı girişim, bu algoritmaların eğitim için kullandığı verileri “zehirleyerek” onları kullanışsız hale getirmek için bir çözüm geliştirdi. Verileri okumak üzere web sitelerine gelen yapay zeka botlarını tespit eden yazılım, onun yanlış bilgilerle beslenmesini sağlıyor.
ABD’nin kültür-sanat camiası ise “Stealing Isn’t Innovation” (Hırsızlık, yenilikçilik değildir) sloganıyla üretken yapay zeka hizmetlerine karşı bir kampanya başlattı. Başta Scarlett Johansson, Cate Blanchett ve Joseph Gordon-Levitt olmak üzere 800’ün üstünde oyuncu, şarkıcı ve yazar bildiriyi imzalayarak destek verdi. (Bunlar bana 90’lı yıllarda MP3 ile ortaya çıkan Napster’ın erken dönemlerini hatırlatıyor.)
Malezya, uyarılar sonucu kendine çeki düzen veren yapay zeka botu Grok’a yönelik erişim engelini kaldırdı.
Avrupa Birliği, gerilimin sürekli tırmandığı ABD’nin teknolojisine bağımlılığını azaltmak adına kendi yapay zeka ve bulut bilişim altyapısını oluşturmak için çalışıyor. Bu konudaki en büyük modelleri ise sektörün ezberlerini altüst eden Çin merkezli DeepSeek.
Elon Musk, 2015 yılında kurulduğunda ortak olduğu OpenAI şirketinden, sahibi olduğu Tesla ile yaşanan çakışma sebebiyle 2018’de ayrılmıştı. ChatGPT’nin hizmete geçmesinin ardından Musk’ın doğrudan hedef aldığı OpenAI’da süren çekişme yeni bir davaya daha sebep oldu. Elon Musk, OpenAI ve Microsoft’un OpenAI’ın kar amacı gütmeyen yapısını değiştirmesi sebebiyle dolandırıldığını iddia ederek 79 ile 134 milyar dolar arasında tazminat talep etti. Bu tutar, Musk’ın şirketin kuruluşunda yatırdığı 38 milyon doların 2 bin 900 katına denk. OpenAI ise blogunda yaptığı açıklamada kar amacı güden yapının 2017’de gündeme geldiğini ancak Elon Musk’ın başarı ihtimali görmediği için ayrılmayı tercih ettiğini iddia etti.
Diğer yandan OpenAI, reklam destekli ChatGPT için gün sayıyor. “ChatGPT Go” adlı ücretsiz sürümün ABD’li kullanıcılarını kapsayacak test sürecinde reklamlar belirgin şekilde vurgulanacak ve istenirse kişiselleştirme özelliği kapatılabilecek.
Ek bilgi: OpenAI’ın sadece API erişiminden ayda 1 milyar dolar gelir elde ettiğini biliyor muydunuz? (Bir uygulamanın başka bir uygulamanın altyapısına erişimine izin veren yazılım arayüzüne API adı veriliyor.)
Erişim demişken; iOS platformundaki yapay zeka odaklı 198 mobil uygulamanın kullanıcılarının özel yazışmalarını ve konum bilgilerini sızdırdığı ortaya çıktı.
Wall Street Journal’ın aktardığına göre bu sene dünya genelinde üretilecek belleklerin yüzde 70’i, yapay zeka sektörünün gelişimine paralel olarak sayısı durmadan artan veri merkezleri tarafından satın alınacak. Bunun televizyon ve akıllı ev aletlerinde belirgin bir fiyat artışına sebep olması bekleniyor. Bir diğer risk ise üreticilerin bu talep sebebiyle eski nesil bellek üretimine son verme ihtimali.
🧑🏻🔬 Keşif, İcat ve İnovasyonlar
Farkında mısınız bilmiyorum ama akıllı telefonlarımız işlemcileri, depolama alanları ve bellekleriyle ortalama bilgisayarları geride bırakalı çok oldu. Fakat hala kapasitelerinin çok az bir kısmını değerlendirebiliyoruz. Emre Koşmaz tarafından kurulan “NexPhone” adlı girişim buna son vermeyi hedefliyor. Telefonun USB-C portunu monitöre bağladığınızda (kablosuz klavye ve fare desteğiyle) Android, Debian Linux ya da Microsoft Windows tabanlı bir PC olarak hizmet veriyor. Bu yıl içinde 549 dolar etiketle satışa sunulacak.
Akıllı telefonların yükselen performansının iki sorunu var: Pil tüketiminin artması ve aşırı ısınma. “Red Magic 11 Pro” ikinci kısmı çözmüş gibi görünüyor. Arka kapağındaki “sıvı soğutma” sistemi ve dakikada 24 bin devirle dönen WindRide 4.0 fanıyla Snapdragon 8 Elite Gen 5 işlemcisini her an serin tutmayı başarıyor. 7 bin 500 mAh pili, 80 watt kablosuz şarj desteği, stereo hoparlörü ve 144 Hz 6,85 inç AMOLED ekranıyla tam bir el oyun konsolu da denebilir. “Nothing” serisini andıran tasarımı da hoşuma gitti.
Soğutma konusunda bir diğer yenilikçi çözüm de “AM2PC” kod adıyla Danimarka merkezli “Heatflow” adlı girişimden geldi. Isınmadan yana en ağır yükü göğüsleyen veri merkezlerine yönelik buluş, 3D yazıcılarla üretilebilen, alüminyum tabanlı bir pasif soğutma çözümü. Yoğuşan ısıyla harekete geçen ve yerçekimiyle eski konumuna gelen yapı, pompa ya da fan kullanmadığı için enerji de harcamıyor. Gerçek bir mucize.
Çin merkezli ev aletleri ve tüketici elektroniği üreticisi TCL, Super Quantum Mini LED teknolojisini kullanan ilk televizyonu tanıttı. Çok daha tutarlı parlaklık, renk, tonlama ve kontrast sunan bu teknoloji, geleneksel TV ekranlarında kullanılan 60 nanometrelik filtreler yerine 5 nanometrelik filtreler içeriyor. Çerçevesiz ekranı, Bang & Olufsen ses sistemiyle destekleniyor. 75 inçlik en ucuz seçenek 7 bin dolar fiyat etiketine sahip.
“Phileole” adlı Belçikalı girişim, yelkenli deniz araçlarının GPS, radar, telsiz ve fener gibi cihazlarının enerji ihtiyacını seyir halinde ya da demirliyken karşılayabilecek bir rüzgar türbini geliştirdi. Yelken direğine takılan türbin 100 cm boya ve 45 cm çapa sahip. Dikey formda olduğu için rüzgar yönüne dönmesi gerekmiyor. Üstelik sessiz ve titreşimsiz çalışıyor. Kış aylarında aküleri dolu tutmak ve nem alıcıyı sürekli çalıştırarak rutubeti azaltmak gibi vaatleri de cabası.
Belçika’dan bir icat daha: Bisikletçilere özel “vücut hava yastığı”. 9 hareket algılayıcısına sahip “Aerobag” adlı ürün kaza anında 100 milisaniyede şişerek boyun, omurga, göğüs ve kalça bölgesini koruyor. 700 ile 850 euro arasında bir fiyatla satışa sunulması bekleniyor. (Bir motosiklet kazası sonucu sakat kalmış biri olarak HERKESE tam korumalı sürüşler tavsiye ediyorum.)
ABD / Columbia Üniversitesi’nden bir ekip, dudak hareketlerini insan hassasiyetiyle taklit edebilen ve kendi kendini eğitebilen “EMO” adlı bir robot başı geliştirdi. Silikon yüzün altındaki 26 mikro motor ile hayat bulan yüz ifadeleri, binlerce saatlik YouTube videoları seyrettirilerek eğitilmiş. Buluşun Gemini ya da ChatGPT benzeri modelleri temel alacak asistan robotlarda kullanılması hedefleniyor.
🔐 Kripto Gündemi
Veri merkezleri ve işlemci kapasitesi adına doymak bilmez bir iştaha sahip yapay zeka, kriptopara sektörünü fena vurdu. “Madenci” olarak anılan Bitcoin üreticilerinin yapay zekaya yönelmesi sebebiyle yeni Bitcoin üretimindeki temel göstergelerden “hash oranı” (hashrate), yüzde 15 oranında düştü.
Bir başka sorun, kriptoparaların hızla “ölmesi”. CoinGecko raporuna göre 2021’den bugüne piyasaya sürülen 20 milyonun üstünde token’ın yüzde 53,2’si işlem görmez hale geldi. Üstelik bunun yüzde 86,3’ü, 2025 yılı içinde gerçekleşti.
Her şeye rağmen bu alanda yüzü gülenler de var. Listenin başında ABD Başkanı Donald Trump geliyor. Trump ailesi, 6,8 milyar dolara ulaşan servetlerinin 1,4 milyar dolarını kriptoparalardan kazanmış durumda. Bloomberg bu konuyu arşivlemeye layık bir dosya ile detaylandırmış.
“Başka türlü” kazananlar da yok değil. Bir hacker, sosyal mühendislik yöntemiyle eriştiği tek bir kişiye ait soğuk cüzdanından 282 milyon dolar değerinde Bitcoin ve Litecoin çaldı.
🧑🚀 Göklerden Gelen Haberler
Ukraynalı savunma şirketi “Skyeton” tarafından geliştirilen hidrojen ve elektrik hibrit motorlu insansız hava aracı “Raybird”, cephede kullanan ilk örnek olarak tarihe geçti. Elektrik motoru daha sessiz çalışmasını sağladığı için uzun menzilli keşif ve gözetleme görevlerinde avantaj sağlıyor. 18 bin fit irtifaya çıkabilen Raybird aynı zamanda kendi sınıfının en uzun süre kesintisiz uçabilen modeli.
İnsanlığın Dünya dışındaki ilk (ve şimdilik tek) yerleşimi Uluslararası Uzay İstasyonu, 27 yıllık hizmetinin ardından emekliye ayrılmak için gün sayıyor. Yerini alacak yapıysa uzaydaki ilk ticari uzay istasyonu unvanını taşıyacak. Bu alanda öne çıkan dört aday var: Voyager Technologies, Axiom Space, Blue Origin ve Vast Space. Ayrıntıları Ars Technica derlemiş.
Bu çabayı Patreon sayfam üzerinden maddi katkılarınızla destekleyebilirsiniz.
Haftaya yeniden görüşebilmek ümidiyle. 🙋♂️










Bana göre bu hafta bültendeki en hakiki ve bizleri ilgilendiren konu motosiklet kazanız , sonuçları ve diğer insanlarda (en azından bende) bu haberin neleri çağrıştırdığı..
Bütün bunlar hayatın gerçeği ve aslında bizi çok daha fazla ilgilendiren ama kulak asmadığımız konular.başımıza gelme ihtimalinin olmadığını zannettiğimiz mevzular.
"Kazalar" , ev kazalarının diğer kazalardan fazla olması, yanlış yapılan ameliyatlar. Bütün bunlar daha sahici ve önemle ilgilenmemiz gereken asıl konular..
Tabiiki Trumpun Dünya sağlık Örgütünden para takarak çıkması önemli. Ama yalan..sahici değil.. Mizansen..Tiyatro..Sonuçta DSÖ Finans kapitalin kuruluşlarından birisi.
Ama her gün her an başımıza gelebilecek bir kaza. hele "tesadüfen yaşadığımız bu ülkede" En yakınımızda ki gerçek..bende buna Dikkat çekmek istedim..
Herkese kazasız belasız sahici güzellikte günler dilerim..sağlıkla.;
Değerli hocam emeğine sağlık. Teşekkür ederim.